buThatonların sebebiyledir(is) because [they]karşı gelmelerithey opposedAllah'aAllahve Elçisineand His Messengerve kimAnd whoeverkarşı gelirseopposesAllah'aAllahşüphesizthen indeedAllah'ınAllahçetindir(is) severeazabı(in) penalty
🇹🇷 59:4 Bunun sebebi şudur: Onlar Allah'a ve Resulüne karşı geldiler; Kim Allah'a karşı gelirse Allah'ın azabı şiddetlidir.
kesmenizWhateverkestinizyou cut downbir hurma ağacınıofhurma ağaçları(the) palm-treesyahutoronu bırakmanızyou left themdikilistandingüzerindeonkökleritheir rootshep izniyledirit (was) by the permissionAllah'ın(of) Allahve cezalandırması içindirand that He may disgraceyoldan çıkanlarıthe defiantly disobedient
🇹🇷 59:5 Hurma ağaçlarından her hangi bir şey kesmeniz veya kökleri üzerinde bırakmanız hep Allah'ın izniyle ve O'nun, yoldan çıkanları cezalandırması içindir.
ve şey iseAnd whatverdiği(was) restoredAllah'ın(by) AllahElçisinetoO'nun elçisiHis Messengeronlardan (ganimetlerden)from themsiz sürmedinizthen notsefer ettinizyou made expeditiononun üzerinefor itbir atofatlarhorsesve ne deand notdevecamelsfakatbutAllahAllahmusallat edergives powerelçilerini(to) His MessengersüzerineoverkimselerinwhomdilediğiHe willsAllahAnd Allahüzerine(is) onhereveryşeythingkadirdirAll-Powerful
🇹🇷 59:6 Allah'ın, onlardan peygamberine verdiği ganimetlere gelince siz onun üzerine ne at, ne de deve sürmediniz. Fakat Allah peygamberini, dilediği kimselerin üzerine salar. Allah her şeye kadirdir.
verdikleri (ganimetler)Whatgeri verildi(was) restoredAllah'ın(by) AllahElçisinetoO'nun elçisiHis Messengerhalkındanfrominsanlar(the) peopleo kent(of) the townsAllah'a (aittir)(it is) for Allahve Elçiyeand His Messengerve olanlaraand for thoseakraba(of) the kindredve yetimlereand the orphansve yoksullaraand the needyve yolcuyaandve yolcuyathe wayfarerta kithatolmasınnotolurit becomesdolaşan bir şeya (perpetual) circulationarasındabetweenzenginlerthe richiçinizdenamong youne kiAnd whateversize verdigives youElçithe Messengeronu alıntake itve ne kiand whateversize yasakladıhe forbids youondanfrom itsakınınrefrainve korkunAnd fearAllah'tanAllahçünküIndeedAllah'ınAllahşiddetlidir(is) severeazabı(in) penalty
🇹🇷 59:7 Allah'ın o kent halkından, Resulüne verdiği ganimetler, Allah'a, Resul'e, ona akrabalığı bulunanlara, yetimlere, yoksullara, yolcuya aittir. Ta ki içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir şey olmasın. Peygamber size ne verdiyse onu alın. Sizeneyi yasakladıysa ondan sakının ve Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı şiddetlidir.
fakirler içindirFor the poorhicret edenemigrantsçıkarılanthose whoçıkarıldılarwere expelledyurtlarındanfromyurtlarıtheir homesve mallarındanand their propertiesararlarseekingbir lutufbountyAllahdanfromAllahAllahve rızasınıand pleasureve yardım ederlerand helpingAllah'aAllahve Elçisineand His MessengerişteThoseonlardırtheydoğru olanlar(are) the truthful
🇹🇷 59:8 Bir de göç eden fakirlere aittir ki yurtlarından ve mallarından çıkarılmışlardır, Allah'ın lütuf ve rızasını ararlar; Allah'a ve Resulüne yardım ederler. İşte doğru olanlar onlardır.
ve kimselerAnd those whoyerleşen(ler)settledo yurda (Medine'ye)(in) the homeve imana (sarılanlar)and (accepted) faithonlardan öncefromonlardan öncebefore themseverlerlovekimseleri(those) whohicret eden(leri)emigratedkendilerineto themveand notbulmazlarthey findgöğüslerindeingöğüsleritheir breastsbir ihtiyaçany wantötürüof whatonlara verilelerdenthey were givenve tercih ederlerbut preferöz canlarınaoverkendilerithemselvesdahieven thougholsawaskendilerininwith themihtiyaçlarıpovertyve kimAnd whoeverkorunursais savedcimriliğinden(from) stinginessnefsinin(of) his souliştethen thoseonlar[they]başarıya erenlerdir(are) the successful ones
🇹🇷 59:9 Ve onlardan önce o yurda yerleşen imana sarılanlar kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden ötürü göğüslerinde bir ihtiyaç duymazlar. Kendilerinin ihtiyaçları olsa dahi, onları öz canlarına tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar umduklarına erenlerdir.
Mahmoud Khalil Al-Husary