☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
bu böyledirThatçünkü(is) becauseAllahAllah OHetek gerçektir(is) the Truthve OAnd that Hediriltir[He] gives lifeölüleri(to) the deadve Oand that Heüzerine(is) overhereveryşeythingkadirdirAll-Powerful
🇹🇷 22:6 İşte bunlar gösteriyor ki, Allah şüphesiz haktır. Şüphesiz ölüleri o diriltir ve o her şeye kadirdir.
ve muhakkakAnd thato sa'atthe Hourgelecektirwill comeyoktur(there is) noşüphedoubtondaabout itve şüphesizand thatAllahAllahdiriltecektirwill resurrectolanları(those) whokabirlerde(are) inkabirlerthe graves
🇹🇷 22:7 Kıyamet ise şüphesiz gelecek ve muhakkak ki Allah bütün kabirlerde olan kimseleri tekrar diriltecektir.
insanlardanAnd amonginsanlıkmankindkimi(is he) whotartışırdisputeshakkındaconcerningAllahAllaholmaksızınwithoutbilgisiany knowledgeve olmadanand notbir yol göstereniany guidanceve olmadanand notbir Kitabıa Bookaydınlatıcıenlightening
🇹🇷 22:8 İnsanlardan kimi de vardır ki ne bir bilgiye, ne bir delile, ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında tartışır.
öteye döndürürTwistingboynunuhis neckşaşırtmak içinto misleadyolundanfromyol(the) wayAllah'ın(of) Allahonun için vardırFor himdünyadaindünyathe worldbir kepazelik(is) disgraceve ona taddıracağızand We will make him tastegünü(on the) Daykıyamet(of) Resurrectionazabını(the) punishmentyangın(of) the Burning Fire
🇹🇷 22:9 Allah yolundan şaşırtmak (saptırmak) için büyüklük taslayarak (tartışır). Dünyada ona bir rezillik vardır. Kıyamet gününde ise ona cehennem azabını tattıracağız
işte buThatyüzündendir(is) for whatönceden yaptıklarıhave sent forthsenin ellerininyour handsve şüphesizand thatAllahAllahdeğildiris notzulmediciunjustkullarato His slaves
🇹🇷 22:10 Ona "Bunlar, senin ellerinle kazandığın günahlar sebebiyledir" denir. Şüphesiz Allah kullarına zulmeden değildir.
veAnd amonginsanlardanthe mankindkimi(is he) whoibadet ederworshipsAllah'aAllahbir kenardan (uçurumdan)onbir kenaran edgeeğerAnd ifkendisine gelirsebefalls himbir hayırgoodhuzura kavuşurhe is contentonunlawith itve eğerand ifbaşına gelirsebefalls himbir kötülüka trialdönerhe turnsüstüonyüzhis faceo kaybetmiştirHe has lostdünyayıthe worldve ahiretiand the Hereafterişte budurThato[it]ziyan(is) the lossapaçıkclear
🇹🇷 22:11 İnsanlardan kimi de Allah'a bir yar kenarındaymış gibi ibadet eder, eğer kendisine bir iyilik gelirse ona gönlü yatışır ve eğer başına bir bela gelirse yüzüstü dönüverir. Dünyayı da ahireti de kaybeder. İşte apaçık kayıp budur.
yalvarırHe callsayrı olarakbesidesbaşkabesidesAllah'tanAllahşeylerewhatona zarar veremeyennotona zarar verirharms himve şeylereand whatyarar sağlamayannotona fayda verirbenefits himişte budurThato[it]sapma(is) the strayinguzak(lara)far away
🇹🇷 22:12 Allah'ı bırakır da kendine ne zarar, ne menfaat veremeyecek şeylere yalvarır. İşte derin sapıklık budur.
yalvarırHe callsolana(one) who zararıhis harmdaha yakın(is) closerfaydasındanthanfaydasıhis benefitne kötüSurely, an evilbir yardımcıprotectorve ne kötüand surely an evilbir arkadaştırfriend
🇹🇷 22:13 Herhalde o, zararı faydasından daha yakın olana yalvarıyor. Yalvardığı şey ne kötü yardımcı ve ne kötü yoldaştır.
şüphesizIndeedAllahAllahsokacaktırwill admitkimselerithose whoinananbelieveve yapanlarıand doiyi işlerthe righteous deedscennetlere(to) Gardensakanflowaltlarındanfromonun altındanunderneath itırmaklarthe riversşüphesizIndeedAllahAllahyapardoesşeyiwhatistediğiHe intends
🇹🇷 22:14 Şüphe yok ki Allah, iman edip salih amelleri işleyenleri altından ırmaklar akan cennetlere koyacak. Şüphesiz Allah dilediğini yapar.
kimWhoeverise[is]sanıyorthinksdiyethatkendisine yardım etmeyeceknotAllah ona yardım ederAllah will help himAllahAllah will help himdünyadaindünyathe worldve ahiretteand the Hereafteruzansınthen let him extendbir sebep(ip)lea ropegöğetogökthe skysonrathenkessinlet him cut offve baksınthen let him seemi?whethergiderebilecekwill removebu düzenihis planşeyiwhatöfkelendiğienrages
🇹🇷 22:15 Allah'ın ona (peygambere) dünyada ve ahirette yardım etmeyeceğini sanan kimse hemen yukarıya bir ip uzatsın, sonra (kendini intihar edip) boğsun da baksın bu hilesi kendisini öfkelendiren şeyi giderecek mi?