☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
ve AllahAnd Allahindirdihas sent downgöktenfromgökthe skybir suwaterve dirilttithen gives lifeonunlaby ityeri(to) the earthsonraafterölümündenits deathşüphesizIndeedvardırinbundathatelbette ibret(ler)(is) surely a Signbir millet içinfor a peopleişitenwho listen
🇹🇷 16:65 Allah gökten bir su indirdi ve onunla yeryüzüne ölümünden sonra hayat verdi. Şüphesiz ki bunda dinleyen bir millet için büyük bir ibret vardır.
ve şüphesizAnd indeedsizin içinfor youvardırinhayvanlardathe cattleibret(ler)(is) a lessonsize içiriyoruzWe give you to drinkolandanfrom whatonların karınlarında(is) inkarınlarıtheir belliesarasıdanfromarasındabetweenfışkıbowelsile kanand bloodsütmilkhalispurelezzetlipalatableiçenler içinto the drinkers
🇹🇷 16:66 Gerçekten süt veren hayvanlarda da size bir ibret vardır. Size işkembelerindeki yem artıklarıyla kandan meydana gelen, içenlere içimi kolay halis bir süt içirmekteyiz.
veAnd frommeyvalarındanfruitshurma ağaçlarınınthe date-palmve üzümlerdenand the grapeselde edersinizyou takeonlardanfrom itsarhoşlukintoxicantve bir rızıkand a provisiongüzelgoodşüphesizIndeedvardırinbundathatelbette ibret(ler)(is) surely a Signbir toplum içinfor a peopleaklını kullananwho use reason
🇹🇷 16:67 Hurma ve üzüm ağaçlarının meyvalarından da hem içki, hem de güzel gıdalar edinirsiniz. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.
şöyle vahyettiAnd inspiredRabbinyour Lordbal arısınatoarıthe beeedin[that]alınTakedağlardanamongdağlarthe mountainsevlerhousesveand amongağaçlardanthe treesveand in whatkurdukları çardaklardanthey construct
🇹🇷 16:68 Senin Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan kendine evler edin.
sonraThenye;eather çeşitfromhepsiallmeyvalardanthe fruitsve yürüand followyollarında(the) waysRabbinin(of) your Lordboyun eğerekmade smoothçıkarComes forthonun karınlarındanfromkarınlarıtheir belliesbir içeceka drinkçeşit çeşit(of) varyingrenklericolorsonda vardırin itşifa(is) a healinginsanlarafor the mankindşüphesizIndeedvardırinbundathatelbette bir ibret(is) surely a Signbir millet içinfor a peopledüşünenwho reflect
🇹🇷 16:69 Sonra meyvaların hepsinden ye de, Rabbinin (sana) kolay kıldığı yollara gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir bal çıkar ki, onda insanlar için şifâ vardır. Şüphesiz ki bunda düşünen bir millet için, büyük bir ibret vardır.
🔬 İlim notu…karınlarından çeşitli renklerde bir şerbet çıkar; onda insanlar için şifa vardır.
Balın antibakteriyel ve yara iyileştirici özellikleri bugün tıp literatüründe yerini aldı.
ve AllahAnd Allahsizi yarattıcreated yousonrathenöldürürwill cause you to dieve içinizdenAnd among youkimi(is one) whoitiliris sent backen rezilinetoen kötüsüthe worstömrün(of) the agediyeso thathiçbir şeyi bilmez olsunnotbilecekhe will knowsonraafterbilgidenknowledgebiraza thingdoğrusuIndeedAllahAllahbilendir(is) All-KnowingkadirdirAll-Powerful
🇹🇷 16:70 Allah, sizi yarattı, sonra da sizi öldürecektir. İçinizden kimi de, biraz bilgiden sonra eşyayı önceki bildiği gibi bilmesin diye, ömrün en kötü çağına kadar yaşatılır. Şüphesiz ki Allah çok bilgili ve büyük kudret sahibidir.
AllahAnd Allahüstün kıldıhas favoredkiminizisome of youüzerineoverkiminizothersrızıktainrızık[the] provisiondeğildirBut notüstün kılınanlarthose whonimet verildilerwere favoredverip dewould hand overkendi rızıklarınıtheir provisionaltında bulunanlaratokimewhomsahiptirlerpossessellerinintheir right handsonlarso (that) theyonda(are) in iteşit olacak şekildeequalni'metini mi?Then is it the FavorAllah'ınof Allahinkar ediyorlarthey reject
🇹🇷 16:71 Allah, rızık yönünden bir kısmınızı diğerlerinden üstün kıldı. Kendilerine bol rızık verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere vermiyorlar ki, onda eşit olsunlar. Durum böyle iken Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
AllahAnd Allahyarattı(has) madesizefor youkendi nefislerinizdenfromkendinizyourselveseşlerspousesve yarattıand has madesizefor youeşlerinizdenfromeşlerinizyour spousesoğullarsonsve torunlarand grandsonsve sizi beslediand has provided for yougüzel rızıklarlafromtemiz şeylerthe good thingshâlâ batıla mı?Then in falsehood doinanıyorlarthey believeve ni'metineand the FavorAllah'ınof Allahonlartheynankörlük ediyorlardisbelieve
🇹🇷 16:72 Allah, size kendi cinsinizden eşler, o eşlerinizden de oğullar ve torunlar yarattı. Sizi helal ve güzel gıdalarla rızıklandırdı. Onlar, hâlâ batıla mı inanıyorlar? ve Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?