بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
asra andolsun kiBy the time
🇹🇷 103:1 Asra yemin olsun ki,
şüphesizIndeedinsanmankindiçindedir(is) surely, inziyanloss
🇹🇷 103:2 İnsan mutlaka ziyandadır.
ancak (ziyanda değillerdir)Exceptkimselerthose whoinanan(lar)believeve yapanlarand doiyi işlerrighteous deedstavsiye edenlerand enjoin (each other)hakkıto the truthve tavsiye edenlerand enjoin (each other)sabrıto [the] patience
🇹🇷 103:3 Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
vay halineWoeherkesinto everydiliyle çekiştirenslandererkaş göz işaretleriyle alay edenbackbiter
🇹🇷 104:1 Mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan, insanları arkadan çekiştirip, kaş göz hareketleriyle alay edenlerin (hümeze ve lümezenin) vay haline!
o kiThe one whoyığdıcollectsmalwealthve onu saydı durduand counts it
🇹🇷 104:2 Mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan, insanları arkadan çekiştirip, kaş göz hareketleriyle alay edenlerin (hümeze ve lümezenin) vay haline!
sanıyorThinkingmuhakkakthatmalınınhis wealthonu ebedi yaşatacağınıwill make him immortal
🇹🇷 104:3 Malının, kendisini ebedi yaşatacağını sanır.
hayırNayandolsun o atılacaktırSurely he will be thrownHutame'yeinHutame (ezip kıran)the Crusher
🇹🇷 104:4 Hayır, andolsun ki, o hutame (cehennem)ye atılacaktır.
nedir?And whatbilir misin?will make you knownedirwhatHutamethe Crusher (is)
🇹🇷 104:5 Hutame'nin ne olduğunu bilir misin?
ateşidirA FireAllah'ınAllahtutuşturulmuşkindled
🇹🇷 104:6 O, kalplerin içine işleyecek, Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir.
kiWhichişlermounts upgönülleretokalplerthe hearts
🇹🇷 104:7 O, kalplerin içine işleyecek, Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir.
şüphesiz oIndeed, itonların üzerine(will be) upon themkapatılıp kilitlenecektirclosed over
🇹🇷 104:8 Cehennemlikler, dikilmiş direklere bağlı oldukları halde, o ateşin kapıları üzerlerine kapatılacaktır.
arasındaIndireklercolumnsuzatılmışextended
🇹🇷 104:9 Cehennemlikler, dikilmiş direklere bağlı oldukları halde, o ateşin kapıları üzerlerine kapatılacaktır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
görmedin mi?Have notgördün müyou seennasılhowyaptığınıdealtRabbininyour Lordsahiplerinewith (the) Companionsfil(of the) Elephant
🇹🇷 105:1 Görmedin mi Rabb'in fil sahiplerine ne yaptı?
çıkarmadı mı?Did notyapsınHe makeonların tuzaklarınıtheir planboşagosapmışastray
🇹🇷 105:2 Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?
ve gönderdiAnd He sentüzerlerineagainst themkuşlarbirdssürü sürü(in) flocks
🇹🇷 105:3 Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi.
onlara atıyorlardıStriking themsertleşmiş taşlarwith stonesçamurdanofpişmiş çamurbaked clay
🇹🇷 105:4 Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atıyorlardı.
nihayet onları yaptıThen He made themekin yaprağı gibilike strawyenmişeaten up
🇹🇷 105:5 Ve onları, yenilmiş ekin yaprağı gibi yaptı.
Mahmoud Khalil Al-Husary