بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
eyOpeygamberProphetzamanWhenboşa(mak iste)diğinizyou divorcekadınları[the] womenonları boşayınthen divorce themiddetleri içindefor their waiting periodve sayınand keep countiddeti(of) the waiting periodve korkunand fearAllah'tanAllahRabbinizyour Lordonları çıkarmayın(Do) notonları çıkarınexpel themevlerindenfromevleritheir housesveand notkendileri de çıkmasınlarthey should leaveancak başkadırexceptgelmelerithatişlerlerthey commitbir edepsizliklean immoralityapaçıkclearbunlarAnd thesesınırlarıdır(are the) limitsAllah'ın(of) Allahve kimAnd whoevergeçersetransgressessınırlarını(the) limitsAllah'ın(of) Allahgerçektenthen certainlyyazık etmiştirhe has wrongedkendisinehimselfbilmezsinNotbilirsinizyou knowbelkiPerhapsAllahAllahortaya çıkarırwill bring aboutsonraafterbundanthatyeni bir işa matter
🇹🇷 65:1 Ey Peygamber! Kadınları boşamak istediğiniz zaman onları iddetleri içinde boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun. Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilmezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.
zamanThen whenvardıklarıthey have reachedsürelerinin sonunatheir termonları (yanınızda) tutunthen retain themgüzelcewith kindnessyahutoronlardan ayrılınpart with themgüzelliklewith kindnessve şahid tutunAnd take witnesssahibi iki kişiyitwo menadaletjustiçinizdenamong youve yapınand establishşahidliğithe testimonyAllah içinfor Allahişte budurThatöğütlenenis instructedonunlawith itkimseyewhoeverinanan[is]iman ederbelievesAllah'ain Allahve gününeand the Dayahiretthe Lastve kimAnd whoeversakınırsafearsAllah'danAllahyaratırHe will makeonafor himbir çıkışa way out
🇹🇷 65:2 Sürelerinin sonuna vardıklarında onları güzelce tutun, yahut güzellikle onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi şahit tutun. Şahidliği Allah için yapın. İşte Allah'a ve son güne inanan kimseye öğütlenen budur. Kim Allah'tan korkarsa Allah ona bir çıkış yolu yaratır.
ve onu rızıklandırırAnd He will provide for himyerdenfromneredewhereummadığınotsanırhe thinksve kimAnd whoeverdayanırsaputs his trustAllah'auponAllahAllahOthen Heona yeter(is) sufficient for himşüphesizIndeedAllahAllahyerine getirendir(will) accomplishbuyruğunuHis purposeelbetteIndeedkoymuşturhas setAllahAllahiçinfor everyherşeythingbir ölçüa measure
🇹🇷 65:3 Ve onu ummadığı yerden rızıklandırır. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.
ve onlarAnd those whokesilenlerhave despairedadettenofhayızthe menstruationkadınlarınızdanamongkadınlarınızyour womeneğerifşüphe edersenizyou doubtonların bekleme süresithen their waiting periodüç(is) threeaydırmonthsve olanlar daand the ones whohenüz adet görmeyenlernothayız gördüler[they] menstruatedve olanlarınAnd those who (are)gebepregnantsüresitheir termdoğumlarına kadardıruntililetirlerthey deliveryüklerinitheir burdensve kimAnd whoeverkorkarsafearsAllah'tanAllahyaratırHe will makeonafor himişindeofişihis affairbir kolaylıkease
🇹🇷 65:4 Kadınlarınız içinden âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdetini görmemiş bulunanlardan eğer şüphe ederseniz (iddetlerinin nasıl olacağında tereddüt ederseniz), onların bekleme süresi üç aydır. Gebe olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları, doğum yapmalarıdır. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
buThatbuyruğudur(is the) CommandAllah'ın(of) Allahindirdiğiwhich He has sent downsizeto youve kimand whoeverkorkarsafearsAllah'tanAllahörterHe will removeonunfrom himkötülüklerinihis evil deedsve büyütürand make greatonunfor himmükafatını(his) reward
🇹🇷 65:5 Bu, Allah'ın size indirdiği buyruğudur. Kim Allah'tan korkarsa Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükafatını büyütür.
Mahmoud Khalil Al-Husary