sonraThengünü(on) the Daykıyamet(of) the Resurrectiononları rezil ederHe will disgrace themve derkiand sayhani nerede?Whereortaklarım(are) My partnersettiğinizthose (for) whomidinizyou used (to)düşmanlıkopposehaklarında[in them]derlerWill sayolanlarthose whoverilmişwere givenilimthe knowledgeşüphesizIndeedrezillikthe disgracebugünthis Dayve kötülükand evilüzerinedir(are) uponkafirlerthe disbelievers
🇹🇷 16:27 Sonra kıyamet günü Allah, O kâfirleri rezil rüsvay edecek ve diyecek ki: "Hani uğrunda müminlere karşı düşman kesildiğiniz ortaklarım nerede?" Kendilerine ilim verilmiş olanlar: "Şüphesiz bugünün rezilliği ve kötülüğü kâfirleredir." diyeceklerdir.
kimselerThose whom canlarını aldığıtake them in deathmeleklerinthe Angelszulmederlerken(while) wrongingnefislerinethemselvesdiyerekthen they would offerteslim olurlarthe submissionbizNotidikwe wereyapmıyordukdoinghiçbiranykötülükevilhayırNayşüphesizindeedAllahAllahbiliyor(is) All-Knowerşeyleriof whatsizinyou used (to)yaptıklarınızdo
🇹🇷 16:28 (O kâfirler), kendilerine zulmetmiş kimseler olarak, meleklerin, canlarını aldıkları kimselerdir. O vakit onlar şöyle diyerek teslim olurlar: "Biz, bir kötülükten dolayı yapmıyorduk." (Onlara): "Hayır, Allah sizin ne maksatla yaptığınızı elbette çok iyi bilendir."
onun için girinSo enterkapılarına(the) gatescehennemin(of) Hellsürekli kalmak üzere(to) abide foreveriçindein itne kötüdürSurely, wretchedyeri(is the) abodekibirlenenlerin(of) the arrogant
🇹🇷 16:29 "O halde içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin" denir. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!
ve dendi kiAnd it will be saidkimselereto those whokorunan(lara)fear Allahne?Whatindirdihas your Lord sent downRabbinizhas your Lord sent downdedilerThey will sayhayrGoodkimseler için vardırFor those whogüzel iş yapan(lara)do goodbuinbuthisdünyadaworldgüzellik(is) a goodve yurdu iseand the homeahiretof the Hereafterdaha hayırlıdır(is) betterve ne güzeldirAnd surely excellentyurdu(is) the homekorunanların(of) the righteous
🇹🇷 16:30 Kötülüklerden sakınanlara: "Rabbiniz ne indirdi?" denilince: "Hayır indirdi" derler. Bu dünyada güzel amel işleyenlere güzel bir mükafat var. Elbette ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Allah'tan korkanların yurdu ne güzeldir!
cennetlerineGardensadn(of) Eden girerlerwhich they will enterakanflowsaltlarındanfromonların altındanunderneath themırmaklarthe riversonlar için vardırFor themoradathereinher şey(will be) whateverdilediklerithey wishişte böyleThusmükafatlandırırAllah rewardsAllahAllah rewardskorunanlarıthe righteous
🇹🇷 16:31 O girecekleri yer, Adn cennetleridir ki, altından ırmaklar akar. Orada Allah'tan korkanlara diledikleri nimetler vardır. İşte Allah, takva sahiplerini böyle mükafatlandırır.
kimselereThose whomcanlarını aldıklarıtake them in deathmeleklerthe Angelsiyi insanlar olarak(when they are) purederlersayingselamPeacesize(be) upon yougirinEntercenneteParadisekarşılıkfor whatolduklarınızayou used (to)yapıyor(lar)do
🇹🇷 16:32 Takva sahipleri o kimselerdir ki, melekler, canlarını hoş ve rahat halde alırlar. "Selam size, yapmış olduğunuz güzel işlerin mükafatı olarak girin cennet'e..." derler.
mi?Dobekliyorlarthey waitilleexceptkendilerine gelmesinithatonlara gelmesi(should) come to themmeleklerinthe Angelsyahutorgelmesini(should) comeemrinin(the) CommandRabbinin(of) your LordöyleThusyapmıştıdidkimseler (de)those whoonlardan önceki(were) before themonlardan öncekiler(were) before themonlara zulmetmediAnd notonlara zulmettiwronged themAllahAllahfakatbutonlarthey werekendi kendilerinethemselveszulmediyorlardıwronging
🇹🇷 16:33 Ancak kendilerine, ruhlarını alacak meleklerin gelmesini veya Rabbinin azab emrinin (kıyametin) gelip çatmasını bekliyorlar! Kendilerinden öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmetmişlerdi.
nihayet onlara ulaştıThen struck themkötülükleri(the) evil (results)yaptıklarının(of) whatyaptılarthey didve kuşattıand surroundedonlarıthemşeywhatonunlathey used (to)[ondan][of it]alay ettiklerimock
🇹🇷 16:34 Bunun için, sonunda yaptıklarının cezası başlarına felaket oldu ve alay edip durdukları o azap, kendilerini kuşattı.
Mahmoud Khalil Al-Husary