☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
dediHe saidişteThesekızlarım(are) my daughterseğerifsizyou would beyapacaksanızdoers
🇹🇷 15:71 Lût şöyle dedi: "İşte kızlarım! Düşündüğünüzü yapacaksanız (onlarla evlenin).
ömrüne andolsun kiBy your lifeonlarindeed, theyiçindewere insarhoşluklarıtheir intoxicationbocalıyorlardıwandering blindly
🇹🇷 15:72 Resulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
onları yakaladıSo, seized themkorkunç bir sesthe awful crygüneşin doğarkenat sunrise
🇹🇷 15:73 Güneş doğarken o korkunç çığlık onları yakaladı.
ve getirdikAnd We madeüstünüits highest (part)altınaits lowestve yağdırdıkand We rainedüzerlerineupon themtaşlarstonesçamurdan pişmişofpişmiş çamurbaked clay
🇹🇷 15:74 Biz, onların şehirlerinin üstünü altına geçirdik ve üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
şüphesizIndeedbundainşuthatibretler vardır(are) the Signsişaretten anlayanlarafor those who discern
🇹🇷 15:75 Gerçekten bunda, düşünen keskin anlayışlılar için ibretler vardır.
ve şüphesiz oAnd indeed, itbir yol üzerinde(is) on a roaddurmaktadırestablished
🇹🇷 15:76 Hem o Lût kavminin bulunduğu şehir harabesi bir yol üzerinde bulunmaktadır.
elbetteIndeedbundainşuthatbir ibret vardırsurely (is) a Signinananlar içinfor the believers
🇹🇷 15:77 Şüphesiz ki, bunda iman edenler için bir ibret vardır.
ve gerçektenAnd wereidilerAnd werehalkı(the) companionsEyke(of) the woodzalim kimselersurely wrongdoers
🇹🇷 15:78 Eyke halkı da gerçekten zalimlerdi.
öcümüzü aldıkSo We took retributiononlardanfrom themher ikisi deand indeed, they both(gözler) ön(ün)dedir(were) on a highwayapaçıkclear
🇹🇷 15:79 Biz Eyke halkından da intikâm aldık. İkisi de (Eyke ve Medyen) açık bir yol üzerindedir.
ve andolsunAnd certainlyyalanladılardeniedhalkı(the) companionsHicr(of) the Rocky Tractpeygamberlerithe Messengers
🇹🇷 15:80 Şüphesiz ki, Hıcr halkı da peygamberleri yalanladılar.
ve onlara verdikAnd We gave themayetlerimiziOur Signsfakat idilerbut they wereonlardanfrom themyüz çeviriyorlarturning away
🇹🇷 15:81 Biz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlar, yüz çeviriyorlardı
veAnd they used (to)yontuyorlardıcarvedağlardanfromdağlarthe mountainsevlerhousesgüvenlisecure
🇹🇷 15:82 Onlar, dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı.
fakat onları da yakaladıBut seized them(o) korkunç sesthe awful crysabaha girerlerken(at) early morning
🇹🇷 15:83 Onları da sabahleyin korkunç bir çığlık yakaladı.
hiçbir şeyi savamadıAnd notfayda verdiavailedkendilerindenthemşeylerwhatolduklarıthey used (to)kazanıyor(lar)earn
🇹🇷 15:84 Kazanmakta oldukları şeyler, onlardan hiçbir zararı savmadı.
veAnd notbiz yaratmadıkWe createdgöklerithe heavensve yeriand the earthve ne deand whateverbunlar arasındakileri(is) between themancak (yarattık)excepthak ilein truthve mutlakaAnd indeedo sa'atthe Hourgelecektir(is) surely comingşimdi sen hareket etSo overlookbir hoşgörü ile(with) forgivenessgüzelgracious
🇹🇷 15:85 Biz gökleri, yeri ve aralarındaki varlıkları ancak hak ve hikmetle yarattık ve elbette ki, kıyamet kopacaktır. (Ey Peygamber!) Şimdi sen onlara yumuşak davran ve güzel muamele et.
şüphesizIndeedRabbinyour LordOHeyaratandır(is) the Creatorbilendirthe All-Knower
🇹🇷 15:86 Şüphesiz Rabbin kemaliyle yaratandır ve iyi bilendir.
ve andolsunAnd certainlysana verdikWe have given youyedisevenikililerdenoftekrarlanan (yedi ayet)the oft-repeatedve Kur'an'ıand the QuranbüyükGreat
🇹🇷 15:87 Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi âyeti (Fatihayı) ve yüce Kur'ân'ı verdik.
dikme(Do) notuzatırlarextendgözleriniyour eyesverdiğimiz dünyalığatowardsnewhatverdikWe have bestowedonunlawith itbazı çiftlere(to) categoriesonlardanof themveand (do) notüzülmegrieveonlaraover themve indirAnd lowerkanadınıyour wingmü'minlereto the believers
🇹🇷 15:88 Sakın o kâfirlerden birtakımlarına verip de kendilerini zevklendirdiğimiz şeye (mal ve servete) heveslenip göz dikeyim deme. Onlardan dolayı üzülme. Müminlere merhamet kanatlarını indir.
ve de kiAnd sayben ancakIndeed, Iben[I] ambir uyarıcıyıma warnerapaçıkclear
🇹🇷 15:89 De ki: "Şüphesiz ben apaçık bir uyarıcıyım."
gibiAsindirdiğimizWe sent downkısımlara ayıranlaraonbölünenlerthose who divided
🇹🇷 15:90 (İnanmazsanız başınıza) tıpkı o taksimcilere (yahudi ve hıristiyanlara) indirdiğimiz azap gibi (bir azab inecektir).