iyi bilin kiNo doubtşüphesizIndeeddostları için(the) friendsAllah'ın(of) Allahyoktur(there will be) nokorkufearonlaraupon thenveand notonlartheyüzülmeyeceklerdirwill grieve
🇹🇷 10:62 Açın gözünüzü! Allah'ın dostları üzerine ne korku vardır, ne de onlar mahzun olurlar.
kimseler;Those whoonlar iman edenbelieveveand aresakınanlarconscious (of Allah)
🇹🇷 10:63 Onlar ki, iman etmişler ve Allah'a karşı gelmekten sakınmışlardır.
onlar için vardırFor themmüjdeler(are) the glad tidingshayatındainhayatthe lifedünya(of) the worldveand inahirettethe HereafterolmazNodeğişmechangesözlerinde(is there) in the WordsAllah'ın(of) AllahişteThatbuiskurtuluşturthe successbüyükthe great
🇹🇷 10:64 Onlara dünya hayatında da, ahiret hayatında da müjdeler vardır. Allah'ın sözlerinde değişiklik yoktur. İşte bu en büyük kurtuluştur.
seni üzmesinAnd (let) notseni üzergrieve youonların sözleritheir speechşüphesizIndeedyücelikthe honorAllah'ındır(belongs) to AllahtamamenallOHeduyandır(is) the All-Hearerbilendirthe All-Knower
🇹🇷 10:65 Habibim, onların lafları seni üzmesin. Çünkü şan ve şeref bütünüyle Allah'ındır. O her şeyi işitiyor, hepsini görüyor.
iyi bilin kiNo doubtşüphesizIndeedAllah'ındırto Allah (belongs)kim varsawhoevergöklerde(is) ingöklerthe heavensve kim varsaand whoeveryerde(is) inyeryüzüthe earthveAnd notuymuyorlarfollowkimselerthose whotapınan(lar)invokebaşkalarınaother than AllahAllah'tan başkaother than AllahAllah'tanother than Allahortak koştuklarınapartnersancakNotonlar uyuyorlarthey followsadecebutzannathe assumptionveand notonlartheysadecebutsaçmalıyorlarguess
🇹🇷 10:66 Açın gözünüzü! Göklerde kim var, yerde kim varsa hep Allah'ındır. Allah'dan başkasına tapanlar dahi, Allah'a ortak koştuklarına uymuş olmuyorlar, ancak zanna uymuş oluyorlar. Ve yalandan başka bir şey söylemiyorlar.
O'durHeo ki(is) the One Whoyaratanmadesizin içinfor yougeceyithe nightdinlenmeniz içinthat you may restondain itve gündüzüand the dayaydınlatıcı olarakgiving visibilityşüphesizIndeedbundainşuthatayetler vardırsurely (are) Signsbir topluluk içinfor a peopleduyan(who) listen
🇹🇷 10:67 O, öyle bir Allah'dır ki, içinde dinlenesiniz diye sizin için geceyi, göresiniz diye de gündüzü yaptı. Elbette bunda söz dinleyecek olan bir kavim için âyetler (ibretler) vardır.
dedilerThey sayedindiAllah has takenAllahAllah has takençocuka sonO bundan münezzehtirGlory be to HimOHehiç bir şeye ihtiyacı olmayandır(is) the Self-sufficientO'nundurTo Him (belongs)ne varsawhatevergöklerde(is) ingöklerthe heavensve ne varsaand whateveryerde(is) inyeryüzüthe earthyokturNotsizinyou havehiçbiranydelilinizauthoritybu konudafor thissöylüyor musunuz?Do you sayhakkındaaboutAllahAllahşeyiwhatbilmediğiniznotbilirsinizyou know
🇹🇷 10:68 Dediler ki: "Allah, kendine çocuk edindi". O, böyle şeylerden münezzehtir. O, müstağnidir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Bu hususta elinizde hiç bir delil yoktur. Allah'a karşı bilmediğiniz bir şeyi neden söylüyorsunuz?
de kiSayşüphesizIndeedkimselerthose whouyduran(lar)inventhakkındaagainstAllahAllahyalanthe liekurtuluşa eremezlerthey will not succeedkurtuluşa ermezlerthey will not succeed
🇹🇷 10:69 De ki: Allah'a iftira edenler elbette felah bulmazlar.
bir geçim sürerlerAn enjoymentdünyadaindünyathe worldsonrathenbizedirto Usdönüşleri(is) their returnsonrathentattırırızWe will make them tasteazabıthe punishmentşiddetlithe severedolayıbecauseolmalarındanthey used toinkâr ediyor(lar)disbelieve
🇹🇷 10:70 Dünyadaki zevkler çabuk biter. Sonra dönüşleri bize olacaktır. Daha sonra da inkâr ettiklerinden dolayı o çetin azabı biz onlara tattıracağız.
Mahmoud Khalil Al-Husary