☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
EyOpeygamberProphetsöyleSaykimselereto whoeverbulunan(is) inellerinizdeyour handsesirlerdenofesirlerthe captiveseğerIfbilirseknowsAllahAllaholduğunuinsizin kalblerinizdeyour heartsbir hayırany goodsize verirHe will give youdaha hayırlısınıbetter(fidye)denthan whatalınanwas takensizdenfrom youve bağışlarand He will forgivesiziyouAllahAnd Allahbağışlayandır(is) Oft-ForgivingesirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 8:70 Ey Peygamber, elinizdeki esirlere de ki: "Eğer Allah sizin kalblerinizde bir hayır bulursa, sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah bağışlayıcıdır."
eğerBut ifisterlersethey intendsana hainlik yapmak(to) betray youmuhakkakcertainlyhainlik yapmışlardıthey have betrayedAllah'a daAllahdaha öncefromöncebeforebu yüzden imkan verdiSo He gave (you) poweronlara karşıover themAllahAnd Allahbilendir(is) All-Knoweryerli yerince yapandırAll-Wise
🇹🇷 8:71 Eğer sana hıyanet etmek isterlerse iyi bilsinler ki, bundan önce Allah'a hainlik ettiklerinden dolayı Allah onların ezilmelerine imkân verdi. Allah her şeyi hakkıyla bilen hüküm ve hikmet sahibidir.
şüphesizIndeedonlar kithose whoinandılarbelievedve hicret ettilerand emigratedve savaştılarand strove hardmallarıylawith their wealthve canlarıylaand their livesyolundainyol(the) wayAllah(of) Allahve onlar kiand those whobarındırdılargave shelterve yardım ettilerand helpedişte onlarthose bir kısmısome of themvelisidir(are) alliesbir kısmının(of) anotherve kimselerBut those whoinanan(lar)believedveand (did) nothicret etmeyenleremigrateyoktur(it is) notsizefor youonların velayetinden(of)korunmalarıtheir protectionbir şey(in)hiçbir şeyde(in) anythingkadaruntilonlar hicret edinceyethey emigratefakatAnd ifyardım isterlersethey seek your helpdindeindinthe religionsizin üzerinize borçturthen upon youyardım etmeniz(is to) help themyalnız olmazexceptkarşıagainstbir toplumaa peoplearanızdabetween youve aralarındaand between themandlaşma bulunan(is) a treatyAllahAnd Allahyaptıklarınızıof whatyaparsınızyou dogörmektedir(is) All-Seer
🇹🇷 8:72 Gerçekten de iman edip hicret eden, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad veren, onları barındırıp yardım edenler, işte bunlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İman ettiği halde henüz hicret etmemiş olanlar, hicret edinceye kadar onlar üzerinde herhangi bir velayet hakkınız yoktur. Bununla beraber dinde sizden yardım isterlerse, sizinle arasında antlaşma bulunanlar aleyhine bir durum olmadıkça, onlara yardım etmeniz de üzerinize borçtur. Allah bütün yaptıklarınızı görüp duruyor.
kimselerAnd those whoinkar eden(ler)disbelievebazılarısome of themvelisidirler(are) alliesdiğerlerinin(to) anothereğer bunu yapmazsanızIf notonu yaparsınızyou do itolur(there) will befitneoppressionyeryüzündeinyeryüzüthe earthve bir kargaşaand corruptionbüyükgreat
🇹🇷 8:73 Kâfirler de aslında birbirlerinin dostları ve yardımcılarıdırlar. Eğer siz de öyle yapmazsanız, yeryüzünde büyük bir fitne ve fesat çıkar.
onlar kiAnd those whoinandılarbelievedve hicret ettilerand emigratedve savaştılarand strove hardyolundainyol(the) wayAllah(of) Allahve onlar kiand those whobarındırdılargave shelterve yardım ettilerand helpediştethose onlardırthey (are)mü'minlerthe believersgerçek(in) truthonlar için vardırFor thembağışlanma(is) forgivenessve rızıkand a provisionbolnoble
🇹🇷 8:74 O kimseler ki, iman ettiler, hicret ettiler ve Allah yolunda cihada katıldılar, bir kısımları da onları barındırıp yer, yurt sahibi yaptılar ve yardıma koştular, işte bunlar hakkıyla mümin olanlardır. Bunlara bir mağfiret ve cömertçe bir rızık vardır.
ve onlar kiAnd those whoinandılarbelievedsonradanfromsonradanafterwardsve hicret ettilerand emigratedve savaştılarand strove hardsizinle beraberwith youişte onlarthen thosesizdendir(are) of youve sahipleriBut thoserahim (akrabalar)(of) blood relationshipbirbirlerinesome of themdaha yakındırlar(are) nearerbirbirlerineto anothergöreinKitabına(the) BookAllah'ın(of) AllahşüphesizIndeedAllahAllahherof everyşeyithingbilir(is) All-Knower
🇹🇷 8:75 Daha sonradan hicret edip sizinle beraber savaşa katılanlar da sizdendirler. Bir de akraba olanlar, Allah'ın kitabına göre, birbirlerine daha yakındırlar. Şüphe yok ki, Allah her şeyi bilir.