gün(The) daytoplayacağıwill (be) gatheredAllah(by) AllahElçilerithe Messengersderlerand He will sayne?Whatsize cevap verildiwas (the) response you receivedderlerThey saidbilgimiz yok(There is) nobilgiknowledgebizimfor usyalnız sensinIndeed YousenYoubilen(are the) Knowergizlileri(of) the unseen
🇹🇷 5:109 Allah, Resulleri topladığı gün: " Size ne cevap verildi? "der. "Bizim bilgimiz yok" derler, "gizlileri bilen yalnız sensin, sen!".
haniWhendemişti kisaidAllahAllahEy ÎsaO IsaoğlusonMeryem(of) MaryamhatırlaRememberni'metimiMy Favorsana olanupon youve olanand uponanneneyour motherhaniwhenseni desteklemiştimI strengthened youRuh ilewith (the) Spiritl-Kudüsthe Holykonuşuyordunyou spokeinsanlarla(to) the peoplebeşikte ikeninbeşikthe cradleve yetişkin ikenand (in) maturityhaniAnd whensana öğrettimI taught youKitabıthe Bookve hikmetiand the wisdomve Tevrat'ıand the Tauratve İncil'iand the Injeelhaniand whenyaratıyoryou makeçamurdanfromçamurthe clayşeklinde bir şeylike the shapekuş(of) the birdbenim iznimleby My permissionüflüyordunthen you breathiçineinto itoluyorduand it becomeskuşa birdbenim iznimleby My permissionve iyileştiriyordunand you healanadan doğma körüthe born blindve alacalıyıand the leperbenim iznimleby My permissionve haniand whençıkarıyordunyou bring forthölülerithe deadbenim iznimleby My permissionve haniAnd whensavmıştımI restrainedoğullarını(the) Childrenİsrail(of) Israelsendenfrom youzamanwhensen onlara getirdiğinyou came to themaçık delillerwith the clear proofsdemiştithen saidkimselerthose whoinkar eden(ler)disbelievediçlerindenamong thembuNotbu(is) thisbaşka bir şey değilbutbir büyüdenmagicapaçıkclear
🇹🇷 5:110 Allah şöyle diyecektir: "Ey Meryemoğlu İsa! Sana ve annene olan nimetimi hatırla! Hani seni Rûhu'lKudüs (Cebrâil) ile desteklemiştim. Beşikteyken ve kemâle ermişken insanlarla konuşuyordun. Sana yazıyı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. İznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yapmış ve ona üflemiştin, o da iznimle kuş olmuştu. Anadan doğma kör olanı ve alaca hastalığına yakalanmış kimseyi iznimle iyileştirmiştin. Ölüleri iznimle (hayata) çıkarmıştın. İsrailoğulları'na âyetlerle geldiğin ve onlardan inkâr edenlerin: "Bu ancak apaçık bir sihirdir" dedikleri zaman seni, onlardan korumuştum.
ve haniAnd whenvahyetmiştimI inspiredHavarileretohavarilerthe disciplesinanmalarınıtoiman ederlerbelievebanain Meve elçimeand in My Messengerdemişlerdithey saidinandıkWe believeşahid oland bear witnessbizimthat indeed wemüslümanlar olduğumuza(are) Muslims
🇹🇷 5:111 Hani Havarilere: " Bana ve Resulüme iman edin" diye ilham etmiştim. Onlar da: "İman ettik, bizim şüphesiz müslümanlar olduğumuza şahit ol" demişlerdi.
haniWhendemişlerdi kisaidHavarilerthe disciplesEy ÎsaO IsaoğlusonMeryem(of) Maryamgücü yetermi?Isgücü yetenableRabbininyour Lordindirmeyetoindirsend downbizeto usbir sofraa table spreadgöktenfromgökthe heaven(Îsa) dediHe saidkorkunFearAllah'tanAllaheğerifisenizyou areinanıyorbelievers
🇹🇷 5:112 Havariler: " Ey Meryemoğlu İsa, Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" dediler. İsa da: "İnanıyorsanız Allah'tan korkun" dedi.
dedilerThey saidistiyoruzWe wishyemeyithatyerizwe eatondanfrom itve iyice yatışmasınıand satisfykalblerimizinour heartsve bilmeyiand we knowkesinliklethatelbettecertainlybize doğru söylediğiniyou have spoken the truth to usve olmayıand we bebunaover itbizzat şahitamongşahitlerthe witnesses
🇹🇷 5:113 Havâriler: "İstiyoruz ki ondan yiyelim, kalblerimiz iyice yatışsın, senin bize doğru söylediğini bilelim ve bunu bizzat görenlerden olalım" dediler.
Mahmoud Khalil Al-Husary