la'net edilmiştirWere cursedkimselerethose whoinkar edendisbelievedoğullarındanfromoğulları(the) Childrenİsrail(of) Israelilebydili(the) tongueDavud(of) Dawoodve Îsaand IsaoğlusonMeryem(of) Maryambuthat (was)sebebiyledirbecauseisyan etmelerithey disobeyedve (sebebiyledir)and they weresaldırmalarıtransgressing
🇹🇷 5:78 İsrailoğulları'ndan küfredenler, Davud ve Meryem'in oğlu İsa diliyle lanetlenmişlerdir. Bu, onların isyan etmeleri ve aşırı gitmeleri yüzündendi.
idilerThey had beenvazgeçmiyorlarnotbirbirlerini alıkoymazlarforbidding each otherkötülüktenfromzulümwrongdoingyaptıklarıthey did [it]ne kötüSurely, evilişler(was) whatidilerthey wereyapıyorlardoing
🇹🇷 5:79 Onlar, yaptıkları kötülüklerden vazgeçmiyorlardı. Yaptıkları şey ne kötü idi.
görürsünYou seeçoğununmanyonlardanof themdostluk ettiklerinitaking as allieskimselerlethose whoinkar edenlerledisbelievedne kötüdürSurely evil(yapıp) gönderdiği(is) whatönden gönderdisent forthkendileri içinfor themnefislerinintheir soulsgazabetmiştirthatöfkelendibecame angryAllahAllahonlarawith themve içindeand inazabthe punishmentonlartheysürekli kalacaklardır(will) abide forever
🇹🇷 5:80 Onlardan birçoğunun kâfirleri dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin kendilerine sunduğu şey ne kadar kötüdür! Allah onlara gazabetmiştir. Onlar ebedî olarak azap içinde kalacaklardır.
eğerAnd ifolsalardıthey hadinanıyorbelievedAllah'ain AllahPeygambereand the Prophetve şeyeand whatindirilenhas been revealedonato himonları edinmezlerdinotonları edinirlerdithey (would have) taken themveli(as) alliesama[and] butçoğumanyonlardanof themyoldan çıkmışlardır(are) defiantly disobedient
🇹🇷 5:81 Eğer onlar, Allah'a, Peygamber'e ve ona indirilen Kur'ân'a inanmış olsalardı, kâfirleri dost tutmazlardı. Fakat onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.
elbette bulursunSurely you will finden yamanstrongestinsanlar içerisinde(of) the peopledüşman olarak(in) enmitykimselereto those whoinanan(lara)believeyahudilerithe Jewskimseleriand those whove inkar eden(leri)(are) polytheistsve bulursunand surely you will finden yakınları danearest of themsevgice(in) affectionkimselereto those whoinanan(lara)believekimselerithose whodiyenlerisaybizWehıristiyanlarız(are) ChristiansçünküThat (is)şüphesizbecauseonların içlerinde vardıramong themkeşişler(are) priestsve rahiplerand monksve onlarand that theybüyüklük taslamazlar(are) notkibirliarrogant
🇹🇷 5:82 İman edenlere karşı düşmanlık yönünden insanların en şiddetlisi olarak yahudileri ve Allah'a ortak koşanları bulursun. Ve yine iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da: "Biz hıristiyanlarız" diyenleri bulursun. Çünkü onların içlerinde keşişler ve rahipler vardır. Ve onlar büyüklük taslamazlar.
ve zamanAnd whendinlediklerithey listenşeyi(to) whatindirilenhas been revealedElçi'yetoelçithe Messengergörürsünyou seegözlerinintheir eyesdolup taştığınıoverflowingyaşlawithgözyaşlarıthe tearsdolayıfor whattanımalarındanthey recognizedgerçekleriofhakthe truthderler kiThey sayRabbimizOur Lordinandıkwe have believedbizi yazso write usberaberwithşahidlerlethe witnesses
🇹🇷 5:83 Peygamber'e indirilen (Kur'ân)i dinledikleri zaman, onun hak olduğunu öğrendiklerinden dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Onlar: " Ey Rabb'imiz iman ettik, bizi de şahitlerden yaz" derler.
Mahmoud Khalil Al-Husary