ve sandılarAnd they thoughtolmayacakthat notonlar için olacakwill be (for them)bir fitnea trialkör oldularso they became blindve sağır kesildilerand they became deafsonraThentevbesini kabul ettiturnedAllahAllahonlarınto themsonra yinethen (again)körthey became blindve sağır kesildilerand they became deafçoklarımanyonlardanof themAllahAnd Allahgörüyor(is) All-Seerne kiof whatyapıyorlarthey do
🇹🇷 5:71 Onlar, bir fitne kopmayacak sandılar, kör ve sağır kesildiler. Sonra Allah onların tevbesini kabul etti. Sonra yine onların çoğu kör, sağır kesildiler. Allah, onların yaptıklarını görüyor.
andolsunCertainlykafir olmuşlardırdisbelievedkimselerthose whodiyen(ler)sayancakIndeedAllahAllah oHeMesih'tir(is) the MessiahoğlusonMeryem(of) Maryamhalbuki demişti kiWhile saidMesihthe MessiahEy oğullarıO Childrenİsrail(of) Israelkulluk edinWorshipAllah'aAllahbenim Rabbimmy Lordve sizin Rabbiniz olanand your LordziraIndeed, hekimwhoortak koşarsaassociates partnersAllah'awith Allahmuhakkak kithen surelyharam etmiştir(has) forbiddenAllahAllahonafor himcennetiParadiseve onun varacağı yerand his abodeateştir(will be) the Fireve yokturAnd notzalimlerinfor the wrongdoershiçanyyardımcılarıhelpers
🇹🇷 5:72 Andolsun, "Allah, Meryem'in oğlu Mesih'tir" diyenler elbette kâfir olmuşlardır. Oysa Mesih onlara: "Ey İsrailoğulları, hem benim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a ibadet edin. Kim Allah'a ortak koşarsa, şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer cehenemdir. Zalimlerin yardımcıları da yoktur" demişti.
elbetteCertainlykafir olmuşlardırdisbelievedkimselerthose whodiyen(ler)sayşüphesizIndeedAllahAllahüçüncüsüdür(is the) thirdüçün(of) threeoysa yokturAnd (there is) nohiçbir[of]ilahgodbaşkaexceptilahtan(the) Godbir olan(the) OneeğerAnd ifvazgeçmezlersenotvazgeçerlerthey desistşeylerdenfrom whatdediklerithey are sayingelbette dokunacaktırsurely will afflictkimselerethose whoinkar eden(lere)disbelievedonlardanamong thembir azaba punishmentacıklıpainful
🇹🇷 5:73 "Allah, üçün üçüncüsüdür" diyenler elbette kâfir olmuşlardır. Oysa tek ilâhtan başka ilâh yoktur. Eğer söylediklerinden vazgeçmezlerse, elbette onlardan inkâr edenlere acı bir azap dokunacaktır.
hala tevbe etmiyorlar mı?So will nottevbe ederlerthey turn in repentanceAllah'atoAllahAllahO'ndan af dilemiyorlar mı?and seek His forgivenessAllahAnd Allahbağışlayandır(is) Oft-ForgivingesirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 5:74 Hâlâ Allah'a tevbe edip O'ndan af dilemiyorlar mı? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
değildirNotMesih(is) the MessiahoğlusonMeryem(of) Maryamancakbutbir elçidira Messengermuhakkakcertainlygelip geçmiştirhad passedondan önce defromondan öncebefore himelçilerthe Messengersve annesi deAnd his motherdosdoğruydu(was) truthfulikisi deThey both used toyerlerdieatyemek[the] foodbakSeenasılhowaçıklıyoruzWe make clearonlarato themayetlerithe Signssonrathenbakseenasılhowçevriliyorlarthey are deluded
🇹🇷 5:75 Meryem'in oğlu Mesih (İsa), sadece bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Anası da dosdoğru bir kadındır. Her ikisi de yemek yerlerdi. Bak onlara âyetleri nasıl açıklıyoruz. Sonra yine bak nasıl yüz çeviriyorlar!
de kiSaymi tapıyorsunuz?Do you worshipbırakıpfrombaşkabesidesAllah'ıAllahşeylerewhatgücü yetmeyennotgüç yetirirhas powersizeto (cause) youzarar vermeyeany harmveand notfayda vermeğeany benefitAllahwhile Allahodur kiHeişitendir(is) the All-Hearingbilendirthe All-Knowing
🇹🇷 5:76 De ki: "Allah'ı bırakıp da size ne zarar, ne de fayda vermeye gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah işitendir, bilendir".
de kiSayEy ehliO PeopleKitap(of) the Bookaşırılığa dalmayın(Do) notaşmayınexceeddininizdeindininizyour religionhaksız yereother thanhakthe truthve uymayınand (do) notuyarlarfollowkeyiflerine(vain) desiresbir milletin(of) a peoplekesin olarakcertainlysapmışwho went astrayöncedenfromöncebeforeve saptırmışand they misledbirçoğunu damanyve şaşmışand they have strayeddoğrusundanfromhak(the) rightyolun[the] way
🇹🇷 5:77 De ki: "Ey kitap ehli! Dininizde haksız yere aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve böylece doğru yolu kaybetmiş bir kavmin keyiflerine uymayın".
Mahmoud Khalil Al-Husary