kimselerAnd those whoinkar eden(ler)disbelieveve yalanlayanlar iseand denyayetlerimiziOur Signs onlarthosehalkıdır(are the) companionscehennemin(of) the Hellfire
🇹🇷 5:10 İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, cehennemliktirler.
EyO youkimselerwhoinanan(lar)believehatırlayınRememberni'metini(the) FavorAllah'ın(of) Allahsize olanupon youhaniwhenyeltenmiştideterminedbir topluluka peopleuzatmağa (saldırmaya)thatuzatırlarthey stretchsizetowards youellerinitheir hands(Allah) çekmiştibut He restrainedonların ellerinitheir handssizdenfrom youkorkunAnd fearAlah'tanAllahveAnd uponAllah'aAllahdayansınlarso let put the trustMü'minlerthe believers
🇹🇷 5:11 Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) yeltenmişti de, O (Allah) onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan korkun. Müminler yalnız Allah'a dayansınlar.
andolsunAnd certainlyalmıştıtookAllahAllahsöza Covenantoğullarından(from the) Childrenİsrail(of) Israelve göndermiştikand We appointediçlerindenamong themiki (on iki)twoon (on iki)(and) tenbaşkanleadersdemişti kiAnd saidAllahAllahşüphesiz benIndeed, I (am)sizinle beraberimwith youeğerifkılarsanızyou establishnamazıthe prayerve verirsenizand givezekatıthe zakahve inanırsanızand you believeelçilerimein My Messengersve onlara yardım edersenizand you assist themve borç verirsenizand you loanAllah'a(to) Allahbir borça loangüzelgoodlyelbette örterimsurely I will removesizinfrom yougünahlarınızıyour evil deedsve sizi sokarımand I will surely admit youcennetlere(to) gardensakanflowaltlarındanfromonların altındanunderneath themırmaklarthe riverskimBut whoeverinkar edersedisbelievedsonraafterbundanthatsizdenamong youmuhakkakthen certainlysapmış olurhe strayeddüz(from) the wayyoldanthe right
🇹🇷 5:12 Allah, İsrailoğularından söz almıştı. İçlerinden on iki müfettiş göndermiştik... Allah şöyle demişti: " Ben, muhakkak sizinle beraberim. Namazı dosdoğru kıldığınız, zekatı verdiğiniz, peygamberlerime iman ettiğiniz ve onlara yardımda bulunduğunuz, (mallarınızı) Allah yolunda güzelce sarfettiğiniz takdirde, günahlarınızı mutlaka örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere korum. Fakat sizden her kim de, bundan sonra küfrederse, dosdoğru yoldan sapmış olur.
sebebiyleSo forbozmalarıtheir breakingsözlerini(of) their covenantonları la'netledikWe cursed themve yaptıkand We madekalblerinitheir heartskaskatıhardkaydırıyorlarThey distortkelimelerithe wordsyerlerindenfromyerleritheir placesve unuttularand forgotpay almayıa partşeydenof whatöğütlenenthey were remindedkendilerineof [it]aslaAnd notdaimawill you ceasemuttali olursunto discoverüzerinde (olduklarına)ofhainliktreacheryonlardanfrom themhariçexceptpek azıa fewiçlerindenof themyine de affetBut forgiveonlarıthemve aldırmaand overlookşüphesizIndeedAllahAllahseverlovesgüzel davrananlarıthe good-doers
🇹🇷 5:13 Sözlerini bozdukları için onları lanetledik ve kalblerini katılaştırdık. Kelimeleri yerlerinden değiştiriyorlar. Uyarıldıkları şeyden pay almayı unuttular. İçlerinden pek azı hariç, daima onlardan hainlik görürsün. Yine de onları affet, aldırma. Çünkü Allah güzel davrananları sever.
Mahmoud Khalil Al-Husary