☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
سُورَةُ النساءمَدَنِيَّة ۝ ١٧٦ آيَة
senden fetva istiyorlarThey seek your rulingde kiSayAllahAllahsize şöyle açıklıyorgives you a rulinghakkındaconcerningkelalethe Kalalaeğerifkişinina manölendiedyoksa(and) notonunhe hasçocuğua childve varsaand he hasbir kızkardeşia sistero(kızkardeşi)nindirthen for heryarısı(is) a halfne ki(of) whatmiras bıraktıhe leftfakat kendisiAnd heonun mirasını alırwill inherit from hereğerifyoksa (kızkardeşinin)not…dıriskendifor herçocuğua childeğerBut ifvarsathere wereiki kızkardeşitwo femalesonlarındırthen for themüçte ikisitwo thirdsbıraktığı mirasınof whatayrıldıhe leftve eğerBut ifolursa (birçok)they werekardeşlerbrothers and sisterserkekmenve kadınand womenerkeğethen the male will havekadar (verilir)likepayıshareiki kadının(of) the two femalesaçıklıyormakes clearAllahAllahsizeto youdiyelestşaşırırsınızyou go astrayAllahAnd Allahheof everyşeyithingbilir(is) All-Knower
🇹🇷 4:176 Senden fetva istiyorlar. Deki: "Allah size kelâle (babasız ve çocuksuz kimse) nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan, fakat kız kardeşi bulunan bir kişi ölürse, bıraktığı malın yarısı o (kız kardeşi)nundur. Çocuğu olmayan kız kardeş ölürse, erkek kardeş ona varis olur. Eğer (ölenin) iki kız kardeşi varsa, bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler erkek ve kız olurlarsa, erkeğin hissesi, iki kızın hissesi kadardır. Şaşırmamanız için Allah size (hükümlerini) açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
سُورَةُ المائدةمَدَنِيَّة ۝ ١٢٠ آيَة

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

EyOkimseleryou (who)inanan(lar)believeyerine getirinFulfilakitleri(zi)the contractshelal kılındıAre made lawfulsizin içinfor youdört ayaklıthe quadrupedhayvanlar(of) the grazing livestockdışındakiexceptoku(nup açıkla)nacak olanlarınwhatokunuris recitedsizeon youhelal saymamak şartiylenotizin verilerekbeing permittedavlanmayı(to) huntsizwhile youihramda iken(are in) IhramşüphesizIndeedAllahAllahhükmünü verirdecreesnewhatistediğiHe wills
🇹🇷 5:1 Ey iman edenler! Sözleşmeleri yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız şartıyla, çeşitli hayvanlar size helal kılındı. Ancak haram oldukları size okunacak olanlar müstesna. Şüphesiz Allah dilediği hükmü verir.
EyOkimseleryou (who)inanan(lar)believesaygısızlık etmeyin(Do) notbozarlarviolateişaretlerine(the) ritesAllah'ın(of) Allahveand notayathe monthharamthe sacredveand notkurbanathe sacrificial animalsveand notgerdanlık(lı kurban)larathe garlandedveand notgelenlere(those) comingBeyt-i(to) the HouseHaram'athe Sacredarzu ederekseekinglutfunuBountyRablerininofRableritheir Lordve rızasınıand good pleasureve zamanAnd whenihramdan çıktığınızyou come out of Ihramavlanabilirsinizthen (you may) huntsizi itmesinAnd let notseni kışkırtırincite youbeslediğiniz kin(the) hatredbir topluma karşı(for) a peopledolayıassizi çevirdiklerindenthey stopped youMescid-ifromMescidAl-MasjidHaram'danAl-Haraamsuç işlemeğethathaddi aşarsınızyou commit transgressionve yardımlaşınAnd help one anotherüzerindeiniyilik[the] righteousnessve takvaand [the] pietyyardımlaşmayınbut (do) notyardımlaşınhelp one anotherüzerindeingünah[the] sinve düşmanlıkand [the] transgressionve korkunAnd fearAllah'tanAllahşüphesizindeedAllah'ınAllahçetindir(is) severeazabı(in) [the] punishment
🇹🇷 5:2 Ey iman edenler! Allah'ın alâmetlerine, haram aya, kurbanlık hediyelere, gerdanlıklarına ve Rablerinden lutuf ve rıza bekleyerek Kabe'ye yönelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi Mescidi Haram'dan çevirdiklerinden dolayı bir topluma karşı olan kininiz, sizi saldırıya sevk etmesin. İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir.