☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
elbetteAnd ifölüryou dieveyaoröldürülürsenizare killedelbettesurely toAllah'aAllahgötürüleceksinizyou will be gathered
🇹🇷 3:158 Andolsun, ölseniz de, öldürülseniz de Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.
sebebiyleSo becauserahmeti(of) MercyAllah'ınfromAllahAllahsen yumuşak davrandınyou dealt gentlyonlarawith themeğerAnd ifolsaydınyou had beenkabarudekatı(and) harshyürekli(at) [the] heartdağılır giderlerdi'surely they (would have) dispersedçevrendenfrometrafınızdaaround youöyleyse affetThen pardononları[from] themve mağfiret dileand ask forgivenessonlar içinfor themve onlara danışand consult themişiniinthe matterzamanThen whenkarar verdiğinyou have decideddayanthen put trustAllah'aonAllahAllahelbetteIndeedAllahAllahseverloveskendine dayanıp güvenenlerithe ones who put trust (in Him)
🇹🇷 3:159 Sen (o zaman), sırf Allah'ın rahmetiyle onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları sen bağışla, onlar için Allah'dan mağfiret dile. (Yapacağın) işlerde onlara da danış, bir kere de azmettin mi, artık Allah'a dayan. Muhakkak ki Allah kendine dayanıp güvenenleri sever.
eğerIfsize yardım edersehelps youAllahAllahartık yokturthen notyenecek(can) overcomesizi[for] youve eğerand ifsizi yüz üstü bırakırsaHe forsakes youkimdirthen whokimse(is)o kimse kithe one whosize yardım edebilecekcan help youO'ndan sonrafromO'ndan sonraafter Himve Allah'aAnd onAllahAllah dayansınlarlet put (their) trustMü'minlerthe believers
🇹🇷 3:160 Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, artık ondan sonra size kim yardım edebilir? Müminler ancak Allah'a güvenip dayansınlar.
ve değildirAnd notolur şeyisbir peygamberinfor a Prophethiyanet etmesithathainlik ederhe defraudsve kimAnd whoeverhıyanet edersedefraudsgetirirwill bringşeyiwhathıyanet ettiğihe had defraudedgünü(on the) Daykıyamet(of) ResurrectionsonraThentastamam veriliris repaid in fullhereverykişiyesoulne kiwhatkazandıit earnedve onlarand theyhiçbir haksızlığa uğratılmazlar(will) nothaksızlığa uğratılırbe wronged
🇹🇷 3:161 Hiçbir peygambere ganimet malını gizlemesi (devletmillet malını aşırması) yaraşmaz. Kim böyle bir aşırma ve ihanette bulunursa kıyamet günü aşırdığını boynuna yüklenerek getirir. Sonra da herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir, onlar haksızlığa da uğramazlar.
hiç olur mu?So is (the one) whouyanpursuesrızasına(the) pleasureAllah'ın(of) Allahkimse gibilike (the one) whouğrayandrawshışmınaon (himself) wrathAllah'ınofAllahAllahve yeriand his abodecehennem (olan)(is) hellne kötüand wretchedsonuçtur orası(is) the destination
🇹🇷 3:162 Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'ın hışmına uğrayan ve varacağı yer cehennem olan kimse gibi midir? Varış yeri olarak ne kötüdür orası!
O(insa)nlarTheyderece derecedirler(are in varying) degreeskatındanearAllahAllahAllahand Allahgörmektedir(is) All-Seerşeyleriof whatonların yaptıklarıthey do
🇹🇷 3:163 Onlar (insanlar) Allah katında derece derecedirler. Allah, onların yaptıklarını görmektedir.
andolsun kiCertainlylutufta bulundubestowed a FavorAllahAllahkarşıuponmü'minlerethe believersgöndermekleasyükselttiHe raisedkendilerineamong thembir elçia Messengerkendi içlerindenfromkendilerithemselvesokuyanrecitingonlarato them(Allah'ın) ayetleriniHis Versesve kendilerini yüceltenand purifying themve kendilerine öğretenand teaching themKitapthe Bookve hikmetiand the wisdombulunuyorlarkenalthoughidilerthey weredaha öncefromondan öncebefore (that)içindecertainly inbir sapıklık(the) erroraçıkclear
🇹🇷 3:164 Andolsun ki Allah, müminlere kendilerinden, onlara kendi âyetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitab ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler.
için mi?Or whensize geldiğistruck youbir beladisasterdoğrususurelyonların başlarına getirdiğiniz haldeyou (had) struck (them)onun iki katınıtwice of itdedinizyou saidnereden (başımıza geldi)From wherebu(is) thisde kiSayO (bela)Itkendinizdendir(is)-denfromkendinizyourselvesşüphesizIndeedAllahAllahüzerine(is) onhereveryşeythingkadirdirAll-Powerful
🇹🇷 3:165 (Bedir'de düşmanı) iki katına uğrattığınız bir musibet (Uhud'da) size çarpınca mı: "Bu nereden" dediniz? De ki: "Bu başınıza gelen kendinizdendir". Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.