☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
سُورَةُ الشرحمَكِّيَّة ۝ ٨ آيَة
(o yük) kiWhichçatırdatmıştıweighed uponsırtınıyour back
🇹🇷 94:3 O senin sırtını ezen yükü.
ve yükseltmedik mi?And We raised highseninfor youşanınıyour reputation
🇹🇷 94:4 Senin şanını yüceltmedik mi?
muhakkak (vardır)So indeedberaberwithher güçlüklethe hardshipbir kolaylık(is) ease
🇹🇷 94:5 Demek ki, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
elbette (vardır)Indeedberaberwithher güçlüklethe hardshipbir kolaylık(is) ease
🇹🇷 94:6 Evet, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
zamanSo whenboşaldığın (işin bitince)you have finished(tekrar) başlathen labor hard
🇹🇷 94:7 O halde boş kaldın mı, yine kalk (başka bir iş ve ibadetle) yorul.
veAnd toRabb'ineyour Lordniyaz et yalvarturn your attention
🇹🇷 94:8 Ancak Rabbine yönel.
سُورَةُ التينمَكِّيَّة ۝ ٨ آيَة

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

incire andolsunBy the figve zeytineand the olive
🇹🇷 95:1 Tîn'e ve Zeytun'a,
ve dağınaAnd (the) MountsinaSinai
🇹🇷 95:2 Sina dağına
ve buAnd thisŞehre (andolsun)[the] citygüvenli[the] secure
🇹🇷 95:3 Ve bu güvenli beldeye andolsun ki,
andolsunIndeedbiz yarattıkWe createdinsanımanen güzelinen güzeli(the) bestbiçimdemould
🇹🇷 95:4 Biz insanı en güzel biçimde yarattık.
sonraThenonu çevirdikWe returned himaşağıların(to the) lowestaşağısına(of the) low
🇹🇷 95:5 Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık.
yalnız hariçExceptkimselerthose whoinanan(lar)believeve yapanlarand doiyi işlerrighteous deedsonlar için vardırthen for thembir mükafat(is a) rewardolmayanneverkesintisiending
🇹🇷 95:6 Ancak iman edip iyi işler yapanlar başka; onlar için kesintisiz bir ecir vardır.
nedir?Then whatsana yalanlatancauses you to denybundan sonraafter (this)dinithe judgment
🇹🇷 95:7 O halde sana dini ne yalanlatır?
değil midir?Is notAllahAllahen iyi hüküm vereni(the) Most Justhüküm verenlerin(of) the Judges
🇹🇷 95:8 Allah, hakimlerin hakimi değil mi?
سُورَةُ العلقمَكِّيَّة ۝ ١٩ آيَة

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

okuReadadıylein (the) nameRabbinin(of) your Lordyaratanthe One Whoyarattıcreated
🇹🇷 96:1 Yaratan Rabbinin adıyla oku!
O yarattıHe createdinsanımanalaktanfromalaka (asılıp tutunan)a clinging substance
🇹🇷 96:2 O, insanı bir alekadan (embriyodan) yarattı.
okuReadve Rabbinand your Lorden büyük kerem sahibidir(is) the Most Generous
🇹🇷 96:3 Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir.
O kiThe One Whoöğrettitaughtkalemleby the pen
🇹🇷 96:4 O Rab ki kalemle yazmayı öğretti.
öğrettiTaughtinsanamanşeyiwhatbilmediğinotbildihe knew
🇹🇷 96:5 İnsana bilmediği şeyleri öğretti.
hayırNayşüphesizIndeedinsanmanazarsurely transgresses
🇹🇷 96:6 Hayır! Doğrusu (kâfir) insan azgınlık eder.
içinThatkendini gördüğühe sees himselfzengin (kendine yeterli)self-sufficient
🇹🇷 96:7 Kendisinin muhtaç olmadığını zannettiği için.
şüphesizIndeedRabbinedirtoRabbinyour Lorddönüş(is) the return
🇹🇷 96:8 Muhakkak ki dönüş mutlaka Rabbinedir.
gördün mü?Have you seenşuthe one whomen'edeniforbids
🇹🇷 96:9 Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü?
bir kulu?A slavezamanwhennamaz kıldığıhe prays
🇹🇷 96:10 Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü?
gördün mü?Have you seenyaifolursahe isüzerindeupondoğru yol[the] guidance
🇹🇷 96:11 Gördün mü (ne dersin?), ya o (kul) doğru yolda olur,
yahutOremredersehe enjoinskorunmayı[of the] righteousness
🇹🇷 96:12 Veya kötülüklerden sakınmayı emrederse?