☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
o gün(On the) Daygörürsünyou will seeinanan erkeklerithe believing menve inanan kadınlarıand the believing womenkoşar durumdarunningışıklarıtheir lightönlerindebefore themönlerindebefore themve sağlarındaand on their rightmüjdenizGlad tidings for youbugünthis Day cennetlerdirgardensakanflowingaltlarındanfromonun altındanunderneath itırmaklarthe riversebedi kalacağınızabiding foreveriçindethereinişte budurThato[it] (is)başarıthe successbüyükthe great
🇹🇷 57:12 O gün inanan erkekleri ve inanan kadınları görürsün ki nurları, önlerinde ve sağlarında koşuyor. (Kendilerine): "Bugün müjdeniz altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacağınız cennetlerdir." (denilir) İşte büyük kurtuluş budur!
o gün(On the) Dayderler kiwill saymünafık erkeklerthe hypocrite menve münafık kadınlarand the hypocrite womenmü'minlereto those whoiman ettibelievedbize bakınWait for usyararlanalımwe may acquiresizin nurunuzdanofışığınızyour lightdenilir kiIt will be saiddönünGo backarkanızabehind youve arayınand seeknurlightsonra çekilirThen will be put uparalarınabetween thembir sura wallolanfor itkapısıa gateonun içindeits interiorvardırin itrahmet(is) mercyve dışbut its exterioryönündefacing towards [it]ona yönelerekfacing towards [it]azabthe punishment
🇹🇷 57:13 O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar o iman edenlere şöyle diyeceklerdir: "Bize bakın da sizin nurunuzdan alalım?" Onlara: "Arkanıza dönün de nur arayın!" denilir. Aralarına kapılı bir sur çekilir ki, onun içinde rahmet, dışında da azap vardır.
onlara seslenirlerThey will call themdeğil miydik?Were notbizwesizinle beraberwith youderler kiThey will sayevetYesama sizbut youkötülük ettinizled to temptationkendi canlarınızayourselvesve bekledinizand you awaitedve kuşkulandınızand you doubtedve sizi aldattıand deceived youkuruntularthe wishful thinkingkadaruntilgelinceyecameemri (ölüm)(the) CommandAllah'ın(of) Allahve sizi aldattıAnd deceived youAllah(ın affı) ileabout Allahçok aldatıcı (şeytan)the deceiver
🇹🇷 57:14 (Münafıklar) onlara: "Biz sizinle beraber değil miydik?" diye seslenirler. (Müminler) de derler ki: "Evet ama, siz kendi canlarınıza kötülük ettiniz, gözlediniz, şüpheye düştünüz ve kuruntular sizi aldattı. O çok aldatan (şeytan) sizi, Allah hakkında bile aldattı. Nihayet Allah'ın emri gelip çattı.
bugün artıkSo todayalınmaznotkabul edilirwill be acceptedsizdenfrom youfidyeany ransomne deand notkimselerdenfromonlar kithose whoinkar eden(ler)disbelievedvaracağınız yerYour abodeateştir(is) the Fireodurit (is)sizin layığınızyour protectorne kötüand wretched isgidilecek yerdir orasıthe destination
🇹🇷 57:15 Bugün artık ne sizden ne de inkar edenlerden fidye kabul edilir, varacağınız yer ateştir. Size yaraşan odur. Orası ne kötü bir dönüş yeridir!
vakti gelmedi mi?Has notvakti gelircome (the) timeiçinfor those whoinananlarbelievedsaygı duymasınınthathuşû duymasıbecome humblekalblerinintheir heartszikrineat (the) remembrance (of) AllahAllah'ınat (the) remembrance (of) Allahve şeyeand whatinananlarhas come downhaktanofhakthe truthveAnd notolmasınlarthey becomekimseler gibilike those whoverilenwere givenKitapthe Bookbundan öncebeforeöncebeforeve geçen(and) was prolongedüzerlerindenfor themuzun zamanthe termve katılaşanso hardenedkalbleritheir heartsve çoğuand manyonlarınof themyoldan çıkmıştır(are) defiantly disobedient
🇹🇷 57:16 İnananlar için hâlâ vakit gelmedi mi ki, kalbleri Allah'ın zikrine ve inen hakka saygı duysun ve bundan önce kendilerine verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmekle kalbleri katılaşmış, çoğu da yoldan çıkmış kimseler gibi olmasınlar?
biliniz kiKnowşüphesizthatAllahAllahdiriltirgives lifeyeri(to) the earthsonraafterölümündenits deathandolsunIndeedaçıkladıkWe have made clearsizeto youayetleri;the Signsumulur kiso that you mayaklınızı kullanırsınızunderstand
🇹🇷 57:17 Biliniz ki Allah yer yüzünü ölümünden sonra diriltir. Belki aklınızı kullanırsınız diye size âyetleri açıkladık.
şüphesizIndeedsadaka veren erkeklerthe men who give charityve sadaka veren kadınlarand the women who give charityve borç verenlerand who lendAllah'a(to) Allahbir borçlaa loangüzelgoodlykat kat yapılırit will be multipliedonlarafor themve onlar için vardırand for thembir mükafat(is) a rewarddeğerlinoble
🇹🇷 57:18 Şüphesiz sadaka veren erkeklere ve sadaka veren kadınlara ve Allah'a güzel bir ödünç verenlere, verdikleri kat kat artırılır ve onlara şerefli bir mükafat vardır.