☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
veAnd amongO'nun ayetlerindendirHis Signsakıp giden(gemi)ler(are) the shipsdenizdeindenizthe seadağlar gibilike [the] mountains
🇹🇷 42:32 Denizlerde yüce dağlar gibi gemilerin yürümesi de O'nun kudretinin delillerindendir.
eğerIfdilerseHe willsdurdurur daHe can cause the wind to become stillrüzgarıHe can cause the wind to become stillsonra kalırlarthen they would remainhareketsizmotionless(denizin) sırtındaonsırtıits backkuşkusuzIndeedvardırinbundathatibretlersurely (are) Signsherkes içinfor everyonesabredenpatientşükreden(and) grateful
🇹🇷 42:33 Eğer O dilerse rüzgarı durdurur da yelkenle giden gemiler denizin üzerinde duruverirler. Şüphesiz ki bunda sabırlı olan ve çok şükreden kimseler için nice ibretler vardır.
yahutOronları helak ederHe could destroy themyüzünden;for whatyaptıkları (işler)they have earnedve affeder (kurtarır)but He pardonsbirçoğunu da[from]çokmuch
🇹🇷 42:34 Yahut da Allah kazandıkları günahlar yüzünden onları helâk eder ve birçoğunu da bağışlar.
ve bilsinlerAnd may knowtartışanlarthose whotartışırlardisputehakkındaconcerningayetlerimizOur Signsolmadığını(that) notkendileri içinfor themhiçbiranykaçacak yerplace of refuge
🇹🇷 42:35 Âyetlerimiz hakkında mücadele edenler bilsinler ki kendileri için kaçacak bir yer yoktur.
size verilenSo whateversize veriliryou are givenşeylerofbir şeya thinggeçimidir(is) but a passing enjoymenthayatının(for) the lifedünya(of) the worldveBut whatyanında bulunan ise(is) withAllah'ınAllahdaha hayırlıdır(is) betterve daha kalıcıdırand more lastingiçinfor those whoinananlarbelieveveand uponRablerinetheir Lorddayananlar (için)put (their) trust
🇹🇷 42:36 Size verilen herhangi bir şey sadece dünya hayatının geçici bir menfaatidir. Allah katında bulunanlar ise iman edip sadece Rablerine güvenen kimseler için daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
veAnd those whoonlar kaçınırlaravoidbüyük(the) greatergünahlardansinsve çirkin işlerdenand the immoralitiesve zamanand whenkızdıklarıand whenöfkelenirlerthey are angryonlartheyaffederlerforgive
🇹🇷 42:37 O iman edenler, büyük günahlardan ve hayasızlıktan kaçınırlar. Onlar öfkelendikleri zaman da kusurları bağışlarlar.
veAnd those whoçağrısına gelirlerrespondRablerininto their Lordve kılarlarand establishnamazıprayerve işleriand their affairsdanışma iledir(are conducted by) consultationaralarındaamong themşeylerdenand from whatkendilerini rızıklandırdığımızWe have provided theminfak ederlerthey spend
🇹🇷 42:38 Onlar, Rablerinin davetini kabul ederler ve namazı dosdoğru kılarlar. Onların işleri de kendi aralarında bir istişare iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan onlar Allah yolunda harcarlar.
ve onlarAnd those whozamanwhenuğradıklarıstrikes themsaldırıyatyrannykendilerinitheysavunurlardefend themselves
🇹🇷 42:39 Onlar, bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman birbirleriyle yardımlaşırlar.
ve cezası(The) recompensekötülüğün(of) an evilbir kütülüktür(is) an evilyine onun gibilike itfakat kimBut whoeveraffedersepardonsve barışırsaand makes reconciliationonun mükafatıthen his rewardaittir(is) onAllah'aAllahdoğrusu OIndeed, Hesevmez(does) notgibilikezalimlerithe wrongdoers
🇹🇷 42:40 Bir kötülüğün cezası yine onun gibi bir kötülüktür, ama kim affeder, bağışlarsa onun mükafatı Allah'a aittir. Şüphesiz ki Allah, zalimleri sevmez.
ve elbette kimAnd surely whosoeverkendini savunursadefends himselfsonraafterzulme uğradıktanhe has been wrongedöylelerininthen thoseyokturnotaleyhine(is) against themhiçbiranyyolway
🇹🇷 42:41 Zulme uğradıktan sonra hakkını alan kimseye gelince, işte onların aleyhinde ceza vermek için herhangi bir yol yoktur.
ancak vardırOnlybir yolthe wayaleyhineagainstzulmedenlerthose whozulmederleroppressinsanlarathe peopleve saldıranlarand rebelyeryüzündeinyeryüzüthe earthhaksız yerewithouthaksız yererightişteThoseonlara vardırfor thembir azab(is) a punishmentacıklıpainful
🇹🇷 42:42 Yol ancak insanlara zulmedenler ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenler aleyhinedir. İşte onlar için acı bir azap vardır.
fakat kimAnd whoeversabrederse(is) patientve affederseand forgivesşüphesizindeedbuthatşüphesiz(is) surely ofçok önemlimatters of determinationişlerdendirmatters of determination
🇹🇷 42:43 Her kim de sabreder ve kusuru bağışlarsa, işte bu elbette azmedilecek işlerdendir.
ve kimiAnd whoeversapıklıkta bırakırsaAllah lets go astrayAllahAllah lets go astrayartık yokturthen notonunfor himhiçbiranyvelisiprotectorO'ndan sonraafter HimO'ndan sonraafter Himve görürsünAnd you will seezalimlerinthe wrongdoerszamanwhengördüklerithey seeazabıthe punishmentdediklerinisayingvar mı?Isgeri dönecek(there) fordönerlerreturnhiçbiranyyolway
🇹🇷 42:44 Allah kimi saptırırsa artık bundan sonra onun için hiçbir dost yoktur. Sen, azabı gördüklerinde zalimlerin: "Acaba dönecek bir yol var mıdır?" dediklerini görürsün.