yoktan var edendir(The) Creatorgökleri(of) the heavensve yeriand the earthyaratmıştırHe madesizefor youkendinizdenfromkendinizyourselvesçiftlermatesveand amonghayvanlardanthe cattleçiftlermatessizi üretiyorHe multiplies youbu(düzen içi)ndetherebyyoktur(There) is notO'na benzerlike Himhiçbir şeyanythingve Oand Heişitendir(is) the All-Hearergörendirthe All-Seer
🇹🇷 42:11 O göklerin ve yerin yaratıcısıdır. O sizin için kendi nefsinizden eşler ve hayvanlardan da çiftler yaratmıştır. O, sizi bu düzen içerisinde üretip çoğaltıyor. O'nun benzeri olan hiçbir şey yoktur. O, her şeyi işitir ve görür.
O'nundurTo Him (belongs)anahtarları(the) keysgöklerin(of) the heavensve yerinand the earthaçarHe extendsrızkıthe provisionkimse niçinfor whomdilediğiHe willsve kısarand restrictsşüphesiz OIndeed, Heherof everyşeyithingbilendir(is) All-Knower
🇹🇷 42:12 Göklerin ve yerin kilitleri O'na aittir. O dilediğine rızkı genişletir ve daraltır. Şüphesiz ki O, her şeyi hakkıyla bilir.
şeri'at (hukuk düzeni) yaptıHe has ordainedsizefor youdindenofdinthe religionne varsawhattavsiye ettiğiHe enjoinedonunlauponNuh'aNuhveand that whichvahyettiğimiziWe have revealedsanato youveand whattavsiye ettiğimiziWe enjoinedonunlauponİbrahim'eIbrahimve Musa'yaand Musave ve Îsa'yaand Isaşöyle kiTodoğru tutunestablishdinithe religionveand notayrılığa düşmeyinbe dividedondathereinağır geldiIs difficultortak koşanlaraonmüşriklerthe polytheistsonları çağırdığınwhatonları çağırırsınızyou call themkendisineto itAllahAllahseçerchooseskendisinefor HimselfkimseyiwhomdilediğiHe willsve iletirand guideskendisineto Himselfkimseyiwhoeveriyi niyyetle yönelenturns
🇹🇷 42:13 Allah dinden Nuh'a tavsiye buyurduğu şeyi sizin için de bir kanun yaptı ve (Ey Muhammed!) sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye buyurduğumuzu da şeriat kıldı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Fakat senin kendilerini davet ettiğin şey, müşriklere ağır geldi. Allah dilediğini kendine seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.
veAnd notonlar ayrılığa düşmedilerthey became dividedbaşka sebepleuntilsonraaftersonraafterkendilerine geldikten[what]onlara geldicame to themilimthe knowledgeçekememezlik(out of) rivalryaralarındakiamong themve eğer olmasaydıAnd if notsözü(for) a wordgeçmiş(that) precededRabbindenfromRabbinyour Lordkadarforbir sürea termbelirlispecifiedhüküm verilirdisurely, it (would have) been settledaralarındabetween themve şüphesizAnd indeedvaris kılınanlarthose whomirasçı kılındılarwere made to inheritKitabathe Bookonlardan sonraafter themonlardan sonraafter themiçindedirler(are) surely inbir şüphedoubtondanconcerning it kuşku verendisquieting
🇹🇷 42:14 Onlar kendilerine bilgi geldikten sonra, ancak aralarındaki, çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer Rabbin tarafından azabın ertelendiğine dair bir söz geçmemiş olsaydı aralarında mutlaka hüküm verilirdi. Kendilerinden sonra Kitab'a vâris kılınan kitap ehli de Kur'ân hakkında bir şüphe ve tereddüt içindedirler.
bundan dolayı senSo to that(Hakka) çağırthen inviteve doğru oland stand firmgibiasemrolunduğunyou are commandedveand (do) notuymafollowonların keyiflerinetheir desiresve de kibut sayben inandımI believeindirdiğiin whatAllah indirdiAllah has sent downAllah'ınAllah has sent downherofKitaba(the) Bookve emrolundumand I am commandedadalet yapmaklathat I do justicearanızdabetween youAllahAllahbizim de Rabbimizdir(is) our Lordsizin de Rabbinizdirand your Lordbize aittirFor usbizim eylemlerimizour deedsve size aittirand for yousizin eylemlerinizyour deedsyoktur(There is) nobir tartışma nedeniargumentbizimlebetween ussizin aranızdaand between youAllahAllahbulur (bir araya toplar)will assemblearamızı[between] usve O'nadırand to Himdönüş(is) the final return
🇹🇷 42:15 Ey Muhammed! İşte bunun için insanları tevhide davet et ve sana emredildiği gibi dosdoğru ol. Onların keyiflerine uyma ve de ki: "Ben Allah'ın kitaptan indirdiğine inandım ve bana aranızda adaleti gerçekleştirmem emredildi. Allah bizim de rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Sizinle bizim aramızda hiçbir tartışmaya yer yoktur. Allah hepimizi biraraya toplayacaktır. Dönüş yalnız O'nadır.
Mahmoud Khalil Al-Husary