☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
ve neAnd whateverinfak edersenizyou spendnafaka olarak(out) ofharcadıklarınız(your) expendituresveyaor(ne) adarsanızyou vowadak olarakofadak(lar)vow(s)şüphesizthen indeedAllahAllahonu bilirknows ityokturand notzalimler içinfor the wrongdoershiçbiranyyardımcıhelpers
🇹🇷 2:270 Her ne çeşit nafaka verdinizse veya ne türlü bir adak adadınızsa, Allah onu kesinlikle bilir. Ve zalimlere hiçbir şekilde yardım olunmayacaktır.
eğerIfaçıktan verirsenizyou disclosesadakalarıthe charitiesne güzeldirthen goodbuit (is)eğerBut ifonları gizleryou keep it secretve verirsenizand give itfakirlere(to) the poorbuthen itdaha iyidir(is) bettersizin içinfor youve kapatırAnd He will removesizdenfrom youbir kısmını[of]günahlarınızınyour evil deedsAllahAnd Allahşeylerdenwith whatyaptıklarınızyou dohaberdardır(is) All-Aware
🇹🇷 2:271 Sadakaları açıkça verirseniz o, ne iyi olur; yok eğer onları gizler de fakirlere öyle verirseniz bu sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızın birçoğunun bağışlanmasına sebep olur. Bilin ki, Allah, her ne yaparsanız hepsinden haberdardır.
değildirNotsenin üzerineon youonları hidayet etmek(is) their guidancefakat[and] butAllah'tırAllahdoğru yola iletenguideskimseyiwhomdilediğiHe willsverdiğinizAnd whateverharcarsınızyou spendherofhayırgoodkendiniz içindirthen it is for yourselfinfak edemezsinizand notharcarsınızyou spenddışındaexceptkazanmak içinseeking(yüzü) rızasını(the) faceAllah'ın(of) Allahve neAnd whateverversenizyou spendhayırdanofiyigoodtastamam verilirwill be repaid in fullsizeto youve sizand youasla(will) notzulmedilmezsinizbe wronged
🇹🇷 2:272 Onları yola getirmek senin boynuna borç değildir, ancak Allah dilediğini yola getirir. Yaptığınız her iyilik sırf kendiniz içindir. Siz yalnızca Allah rızasını gözetmenin dışında infak etmezsiniz. İyilik cinsinden ne infak ederseniz o size aynen ödenir. Size hiçbir şekilde haksızlık yapılmaz.
(Sadakalar) fakirler içindirFor the poorkimseler (için)those whokapanıp kalanare wrapped upyolundainyol(the) wayAllah(of) Allahyokturnotgüçlerithey are ablegezmeye(to) move aboutyeryüzündeinyeryüzüthe earthonları sanırlarThink (about) thembilmeyenlerthe ignorant onezengin(that they are) self-sufficientdolayı(because) ofutangaçlıklarından(their) restraintonları tanırsınyou recognize themsimalarındanby their markistemezlerNotsoruyorlar mı(do) they askinsanlardanthe peopleısrarlawith importunityne varsaAnd whateveryaptığınızyou spendhayırdan;ofiyigoodşüphesizthen indeedAllahAllahonuof itbilir(is) All-Knower
🇹🇷 2:273 Sadakalarınızı, kendilerini Allah yoluna adamış olan fakirlere veriniz. Onlar yeryüzünde gezip dolaşmaya güç yetiremezler. Utangaç olduklarından dolayı, bilmeyenler, onları zengin sanırlar. Oysa sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük yapıp kimseden birşey de isteyemezler. Ne türden bir iyilik yaparsanız, şüphe yok ki, Allah onu bilir.
o kimseler kiThose whoinfak edenlerspendmallarınıtheir wealthgeceby nightve gündüzand daygizlisecretlyve açıkand openlyvardırthen for themödülü(is) their rewardyanındawithRableritheir Lordyokturand nokorkufearonlaraon themve onlarand notonlartheyüzülmeyeceklerdirwill grieve
🇹🇷 2:274 Mallarını gece ve gündüz, gizlice ve açıkça infak edenler yok mu, işte onların Rableri katında ecir ve mükafatları vardır. Ve onlara herhangi bir korku yoktur, onlar hiçbir zaman mahzun da olmazlar.