görmedin miDo notgörürsünyou seeşüphesizthatAllahAllahsokuyorcauses to entergeceyithe nightiçineintogündüzünthe dayve sokuyorand causes to entergündüzüthe dayiçineintogeceninthe nightve emrine boyun eğdirmiştirand has subjectedgüneşithe sunve ayıand the moonher birieachakıp gidermovingkadarforbir süreyea termbelliappointedve elbetteand thatAllahAllahyaptıklarınızıof whatyaparsınızyou dohaber almaktadır(is) All-Aware
🇹🇷 31:29 Görmedin mi ki, Allah geceyi gündüze sokuyor, gündüzü geceye sokuyor. Güneş ile ayı da emrine boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir süreye kadar akıp gidiyor. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
böyledirThatçünkü(is) becauseAllahAllahOHehaktır(is) the Truthve elbetteand thatyalvardıklarıwhatçağırırlarthey callO'ndan başkabesides HimO'ndan başkabesides Himbatıldır(is) [the] falsehoodve gerçektenand thatAllah'tırAllahOHeulu(is) the Most Highve büyükthe Most Great
🇹🇷 31:30 Bu da şundandır ki, Allah hakkın ta kendisidir. (İnsanların) O'ndan başka taptıkları ise mutlaka batıldır. Şüphesiz ki Allah, çok yücedir, çok büyüktür.
görmedin mi?Do notgörürsünyou seekithatgemilerthe shipsgidiyorsaildenizdethroughdenizthe seani'metiyleby (the) GraceAllah'ın(of) Allahsize göstersin diyethat He may show youbir kısımofayetleriniHis SignsşüphesizIndeedvardırinbundathatibretlersurely (are) Signsherkes içinfor everyonesabreden(who is) patientşükredengrateful
🇹🇷 31:31 Görmedin mi ki Allah, âyetlerinden bir kısmını size göstersin diye gemiler, Allah'ın nimetiyle denizde akıp gidiyor. Şüphesiz bunda çok sabredenler ve çok şükredenler için nice ibretler vardır.
ve zamanAnd whenonları sardığıcovers themdalga(lar)a wavegölgeler gibilike canopiesyalvarırlarthey callAllah'aAllahyalnız has kılarak(being) sincereO'nato Himdini(in) religionfakat o zamanBut whenonları kurtarıncaHe delivers themkaraya çıkarıptoyerthe landiçlerinden bir kısmıthen among themorta yolu tutar(some are) moderatezatenAnd notinkar etmezdenybizim ayetlerimiziOur Signsbaşkasıexcepthereverygaddarlardantraitorinkarcıdanungrateful
🇹🇷 31:32 Onları kara bulutlar gibi bir dalga sardığı zaman, dini yalnız kendisine has kılarak Allah'a yalvarırlar. Onları kurtarıp karaya çıkardığı zaman ise içlerinden doğru giden de bulunur. Bizim âyetlerimizi öyle nankör gaddarlardan başkası inkâr etmez.
eyOinsanlarmankindkorkunFearRabbinizdenyour Lordve çekininand feargünden (ki)a Dayödeyemeznotfayda verebilircan availbabaa fatherçocuğunun[for]oğluhis sondeğildirand notçocuk daa sonoheödeyecek(can) availiçin[for]babasıhis fatherbir şeyanythingşüphesizIndeedva'di(the) PromiseAllah'ın(of) Allahgerçektir(is) Trueaslaso let not deceive yousizi aldatmasınso let not deceive youhayatıthe lifedünya(of) the worldve aslaand let not deceive yousizi aldatmasınand let not deceive youAllah hakkındaabout Allahaldatıcı (şeytan)the deceiver
🇹🇷 31:33 Ey insanlar! Rabbinizden sakının ve bir günden korkun ki, baba çocuğuna hiçbir fayda veremez. Çocuk da babasına hiçbir şeyle fayda sağlayacak değildir. Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. O halde dünya hayatı sizi aldatmasın, sakın o çok aldatıcı şeytan sizi Allah'ın affına güvendirerek aldatmasın.
şüphesizIndeedAllahAllahO'nun yanındadırwith Himbilgisi(is the) knowledgesa'atin(of) the Hourve O yağdırırand He sends downyağmuruthe rainve bilirand knowsolanıwhatrahimlerde(is) inrahimlerthe wombsveAnd notbilmezknowshiç kimseany soulnewhatkazanacağınıit will earnyarıntomorrowveand notbilmezknowshiç kimseany soulhangiin whatyerdelandöleceğiniit will dieşüphesiz yalnızIndeedAllahAllahbilendir(is) All-Knowerhaberi olandırAll-Aware
🇹🇷 31:34 Şüphesiz ki, kıyamet saatinin bilgisi Allah yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde ne varsa (erkek veya dişi oluşunu, renk ve özelliklerini) O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden haberdardır.
Mahmoud Khalil Al-Husary