de kiSaygezinTravelyeryüzündeinyeryüzüthe earthve bakınand seenasılhowolduğunawassonunun(the) endkimselerin(of) those whoönceki(were) beforeöncekilerdi(were) beforeidiMost of them wereonların çoğuMost of them wereortak koşanlardanpolytheists
🇹🇷 30:42 De ki, yeryüzünde bir gezin de bakın, bundan öncekilerin sonu nasıl olmuş! Onların pek çoğu müşrik idiler.
yöneltSo setyüzünüyour facedineto the religiondosdoğrurightöncebeforeöncebeforegelmesinden[that]gelircomesgüna Daygeri çevirilmeyennotgeri çevrilir(can be) averted-tan[it]AllahtanfromAllahAllaho günThat Daybölük bölük ayrılırlarthey will be divided
🇹🇷 30:43 Allah'tan geri çevrilmesine hiçbir çare olmayan bir gün gelmeden önce yüzünü dosdoğru, sabit dine çevir. O gün (gelince) insanlar birbirlerinden ayrılırlar.
kimWhoeverinkar edersedisbelieveskendi aleyhinedirthen against himinkarı(is) his disbeliefve kimAnd whoeveryapasadoesiyi bir işrighteousnesskendileri içinthen for themselveshazırlamaktadırlarthey are preparing
🇹🇷 30:44 Her kim inkâr ederse, inkârı kendi aleyhinedir. Kim de salih amel işlerse, onlar kendileri için rahat bir yer hazırlamış olurlar.
mükafatlandırması içinThat He may rewardkimselerithose whoinanan(ları)believeve yapanlarıand doiyi işlerrighteous deedslutfundan(out) ofO'nun lütfuHis Bountydoğrusu OIndeed, Hesevmez(does) notgibilikekafirlerithe disbelievers
🇹🇷 30:45 Çünkü O, iman edip salih amel işleyenlere lütfundan mükafat verecektir. Çünkü O, kâfirleri sevmez.
O'nun ayetlerinden (biri de)And amongO'nun ayetleriHis Signsgöndermesidir(is) thatgönderirHe sendsrüzgarlarıthe windsmüjdeler olarak(as) bearers of glad tidingssize tattırması içinand to let you tasterahmetindenofO'nun rahmetiHis Mercyve yürümesi içinand that may sailgemilerinthe shipsbuyruğuylaat His Commandve aramanız içinand that you may seekO'nun lutfundanofO'nun lütfuHis Bountybelkiand that you mayşükredersiniz (diye)be grateful
🇹🇷 30:46 Rüzgarları müjdeciler olarak göndermesi, size rahmetinden tattırması, emriyle gemilerin akıp gitmesi ve lütfundan rızık isteyip kazanmanız O'nun âyetlerindendir. Hem gerek ki şükredesiniz.
andolsun kiAnd verilybiz gönderdikWe sentsenden öncebefore yousenden öncebefore youelçileriMessengerskavimlerinetokavimleritheir peopleonlara geldilerand they came to themdelillerlewith clear proofsve biz öc aldıkthen We took retributionkimselerdenfromonlar kithose whosuç işleyen(ler)committed crimesve idiAnd it wasborçincumbentüzerimizeupon Usyardım etmek(to) helpmü'minlerethe believers
🇹🇷 30:47 Andolsun ki biz, senden önce birçok peygamberleri kavimlerine gönderdik de, onlara apaçık delillerle vardılar. Onun üzerine günah işleyenlerden intikam aldık. Müminlere yardım ise, bizim nezdimizde bir hak oldu.
AllahAllahki(is) the One Whogönderirsendsrüzgarlarıthe windskaldırırso they raisebulutu(the) cloudssonra onu yayarthen He spreads themgökteingökthe skynasılhowdiliyorsaHe willsve ederand He makes themparça parçafragmentsve görürsünso you seeyağmurunthe rainçıktığınıcoming fortharasındanfromaralarındatheir midstderkenThen whenuğratıncaHe causes it to fall ononuHe causes it to fall ondilediğinewhomO dilerHe willskullarındanofkullarıHis slaveshemenbeholdonlarTheysevinirlerrejoice
🇹🇷 30:48 Allah O'dur ki, rüzgarları gönderir de bir bulut savururlar. Derken onu gökyüzünde nasıl dilerse öyle serer, parça parça da eder. Derken yağmuru görürsün, aralarından çıkar. Derken onu kullarından kimlere diliyorsa döküverdi mi derhal yüzleri güler.
halbukiAnd certainlyonlar idilerthey weredaha öncedenbeforeöncebefore(yağmurun) indirilmesinden[that]indirildiit was sent downkendilerineupon themönce[before it][ondan önce][before it]umutsuz(dular)surely in despair
🇹🇷 30:49 Halbuki onlar, daha önce üzerlerine yağmur indirilmeden evvel ümidi kesmişlerdi.
bir bakSo lookeserlerineateserler(the) effectsrahmetinin(of the) MercyAllah'ın(of) AllahnasılhowdiriltiyorHe gives lifeyeri(to) the earthölümünden sonraafterölümüits deathşüphe yok kiIndeedböylecethatdiriltecektirsurely He (will) give lifeölüleri(to) the deadve OAnd Heüzerine(is) onhereveryşeythingkadirdirAll-Powerful
🇹🇷 30:50 Şimdi bak Allah'ın rahmetinin eserlerine! yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor? Şüphe yok ki O, mutlaka ölüleri diriltir. O her şeye kâdirdir.
Mahmoud Khalil Al-Husary