koruyunGuard strictlynamazları[on]namazlarthe prayersve namazıand the prayer orta[the] middleve durunand stand upAllah('ın huzurun)afor Allahgönülden bağlılık ve saygı iledevoutly obedient
🇹🇷 2:238 Namazlara ve orta namaza devam edin ve Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun.
eğerAnd if(bir tehlikeden) korkarsanızyou fearyayathen (pray) on footyahutorbinmiş olarakridingzaman daThen whengüvene kavuştuğunuzyou are secureanınthen rememberAllah'ıAllahşekildeassize öğrettiğiHe (has) taught youşeyleriwhatolmadığınıznotidinizyou werebiliyorknowing
🇹🇷 2:239 Eğer bir korku hâlindeyseniz, yaya veya binekli olarak giderken kılın, (korkudan) emin olduğunuz zaman da böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin (namazlarınızı yine her zamanki gibi huşû ile kılın).
ve kimselerAnd those whoölendieiçinizdenamong youve geriye bırakan(erkek)lerand leave behindeşler(their) wivesvasiyyet etsinler(should make) a willeşlerininfor their wivesgeçimlerinin sağlanmasınıprovisionkadarforbir yılathe year(evlerinden) çıkarılmadanwithoutçıkarmakdriving (them) outşayetBut ifkendileri çıkarlarsathey leaveyokturthen nobir günahblamesizin içinupon youbir şeyinnewhatyapmalarındathey dohakkındaconcerningkendilerithemselvesuygun olanı[of]güzelcehonorablyAllahAnd Allahdaima üstündür(is) All-Mightyhüküm ve hikmet sahibidirAll-Wise
🇹🇷 2:240 İçinizden hanımlarını geride bırakarak vefat edecek olanlar, eşleri için senesine kadar evlerinden çıkarılmaksızın kendilerine yetecek bir malı vasiyet ederler. Bununla birlikte eğer kendileri çıkarlarsa, kendi haklarında yaptıkları meşru bir hareketten dolayı size bir sorumluluk yoktur. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
ve boşanmış kadınlarınAnd for the divorced womengeçimlerini sağlamak(is) a provisionuygun olan şekildein a fair manner bir haktır (borçtur)a dutyüzerineuponmüttakilerthe righteous
🇹🇷 2:241 Boşanmış kadınlar için de meşru ve geleneğe uygun şekilde bir meta'(intifa hakkı) vardır ki verilmesi, Allah'tan korkanlar üzerine bir borçtur.
böyleThusaçıklamaktadırmakes clearAllahAllahsizefor youayetleriniHis Versesumulur kiso that you maydüşünürsünüzuse your intellect
🇹🇷 2:242 İşte akıllarınız ersin diye, Allah size âyetlerini böylece açıklıyor.
görmedin mi?Did notgörürsünyou seekimseleri[to]onlar kithose whoçıkanlarıwent outyurtlarındanfromyurtlarıtheir homesve onlarand theybinlerce kişi iken(were in) thousandskorkusuyla(in) fearölüm(of) [the] deathdemiştiThen saidonlarato themAllahAllahÖlün!Diesonrathenkendilerini diriltmiştiHe restored them to lifeşüphesizIndeedAllahAllahsahibidir(is) surely Possessorikram(of) bountykarşıforinsanlara[the] mankindama[and] butçoğumostinsanların(of) the peopleşükretmezler(are) notşükredengrateful
🇹🇷 2:243 Görmedin mi o kimseleri ki kendileri binlerce kişi iken ölüm korkusuyla yurtlarından çıktılar. Allah da kendilerine "ölün!" dedi, sonra da onlara bir hayat verdi. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı bir lütuf sahibidir. Fakat insanların pek çokları şükretmezler.
ve savaşınAnd fightyolundainyol(the) wayAllah(of) Allahve bilin kiand knowşüphesizthatAllahAllahişitendir(is) All-HearingbilendirAll-Knowing
🇹🇷 2:244 O halde Allah yolunda çarpışın ve bilin ki Allah, her şeyi işitir ve bilir.
kimdirWhoo kimse(is) the onekimwhoborç olarak verecekwill lendAllah'a(to) Allah bir borcua loangüzelgoodarttırması karşılığndaso (that) He multiplies itonafor him fazlasıylamanifoldskat katmanyAllahAnd Allah(rızkı) kısar dawithholdsaçar daand grants abundanceve hep O'naand to Himdöndürüleceksinizyou will be returned
🇹🇷 2:245 Kimdir o adam ki Allah'a güzel bir ödünç versin de Allah da ona birçok katlarını ödesin. Allah darlık da verir, genişlik de verir. Hepiniz de O'na döndürülüp götürüleceksiniz.
Mahmoud Khalil Al-Husary