hanifler olunBeing uprightAllah'ıto Allahortak koşmadannotortak koşarakassociating partnersO'nawith Himve kimAnd whoeverortak koşarsaassociates partnersAllah'awith Allahsanki gibidirthen (it is) as thoughdüşmüşhe had fallengöktenfromgökthe skyve kendisini kapıyorand (had) snatched himkuşthe birdsveyaorsürüklüyorhad blownonuhimrüzgarthe windbir yeretobir yera placeuzakfar off
🇹🇷 22:31 Allah için, O'na eş koşmayan, O'nun birliğine inanmış kimseler olun. Allah'a ortak koşan kimse, gökten düşüp de kuşların kaptığı veya rüzgarın bir uçuruma sürüklediği şeye benzer.
işte böyleThatve kimand whoeversaygı gösterirsehonorsnişanlarına(the) SymbolsAllah'ın(of) Allahşüphesiz buthen indeed, ittakvasındandır(is) fromtakva(the) pietykalblerin(of) the hearts
🇹🇷 22:32 Bu böyledir; kim Allah'ın nişanelerine, kurbanlıklarına saygı gösterirse, şüphesiz o kalblerin takvasındandır.
sizin için vardırFor youonlardathereinmenfaatler(are) benefitsbir süreye kadarforbir ecela termbelirliappointedsonrathenonların varacakları yertheir place of sacrifice(Eski) Ev'dir [Kâbe](is) atBeyt (Kâbe)the HouseEski (Ev'dir) [Kâbe]the Ancient
🇹🇷 22:33 Sizin için onlarda belli bir süreye kadar bir takım faydalar vardır. Sonra bunlar Beyti atik (kâbe) de son bulurlar.
ve hepsi içinAnd for everyümmetinnationbiz koydukWe have appointedbir kurban ibadetia riteanmaları içinthat they may mentionadını(the) nameAllah'ın(of) Allahüzerineoverşeywhatrızık olarak verilenHe (has) provided themhayvanlardanofhayvan(the) beast(kurbanlık)(of) cattletanrınızAnd your Godtanrıdır(is) Godbir tekOneyalnız O'naso to Himteslim olunsubmitve müjdeleAnd give glad tidingssamimi insanları(to) the humble ones
🇹🇷 22:34 Her ümmet için Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine O'nun adını ansınlar diye bir mabed yapmışızdır. Hepinizin ilâhı bir tek ilâhtır. Onun için yalnız O'na teslim olan müslümanlar olun. (Ey Muhammed!) Allah'a itaat eden alçak gönüllüleri müjdele.
onlar kiThosezamanwhenanıldığıis mentionedAllahAllah titrerfearkalbleritheir heartsve sabrederlerand those who are patient(başlarına)overedenewhateverisabethas afflicted themve kılarlarand those who establishnamazıthe prayerve şeylerdenand out of whatkendilerini rızıkandırdığımızWe have provided them(Allah yoluna) harcarlarthey spend
🇹🇷 22:35 Ki Allah anıldığı vakit onların kalpleri titrer. Onlar başlarına gelene sabreden, namaz kılan kimselerdir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.
kurbanlık develeriAnd the camels and cattle yaptıkWe have made themsizin içinfor youişaretlerindenamongnişaneler(the) SymbolsAllah'ın(of) Allahsizin için vardırfor youonlardathereinhayır(is) goodanın (da boğazlayın)So mentionadını(the) nameAllah'ın(of) Allahüzerlerineover them(kurban için) sıra halinde dururlarken(when) lined upzamanand whendüştüğündeare downyanları üzerine (canları çıkınca)their sidesyeyinthen eatonlardanfrom themve yedirinand feedkanaat edip isteyemeyenethe needy who do not askve isteyeneand the needy who askişte böyleThusonları boyun eğdirdiWe have subjected themsizeto youumulur kiso that you mayşükredersinizbe grateful
🇹🇷 22:36 Kurbanlık deve ve sığırları Allah'ın size olan nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Ön ayaklarının biri bağlı halde keserken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları yere yaslandığı vakit de onlardan yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin. Böylece onları sizin buyruğunuza verdik ki, şükredesiniz.
ulaşmazWill notulaşırreachAllah'aAllahonların etleritheir meatve ne deand notkanlarıtheir bloodfakatbutO'na ulaşırreaches Himtakvanızthe pietysizinfrom youböyleceThusonları boyun eğdirdiHe subjected themsizeto youanmanız içinso that you may magnifyAllah'ıAllahüzerefordiyewhatsizi doğru yola ilettiHe has guided youve müjdeleAnd give glad tidingsgüzel davrananları(to) the good-doers
🇹🇷 22:37 Elbette onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmayacaktır. Ancak O'na sizin takvanız erecektir. Onları bu şekilde sizin buyruğunuza verdi ki, size yolunu gösterdiğinden dolayı, Allah'ı tekbir ile yüceltesiniz. (Ey Muhammed!) Vazifelerini güzelce yapan iyilik sevenleri müjdele.
şüphesizIndeedAllahAllahdefeder (şerri)defendskimselerdendefendsonlar kithose whoinanan(lar)believeşüphesizIndeedAllahAllahsevmez(does) notgibilikehiçbireveryhaintreacherousinkarcıyıungrateful
🇹🇷 22:38 Şüphesiz Allah inananları savunur. Çünkü Allah hâin ve nankörlerin hiçbirini sevmez.
Mahmoud Khalil Al-Husary