☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
ve gönderdikAnd We sentüzerineononların ardındantheir footstepsÎsa'yıIsaoğlusonMeryem(of) Maryamdoğrulayıcı olarakconfirmingolanwhatellerinde(was) betweenellerihis handsTevrat'ıofTevratthe Tauratve ona verdikand We gave himİncil'ithe Injeeliçinde bulunanin ityol gösterme(was) Guidanceve nurand lightve doğrulayanand confirmingolanwhatellerinde(was) betweenellerihis handsTevrat'ıofTevratthe Tauratve yol göstericiand a Guidanceve öğütand an admonitionkorunanlar içinfor the God conscious
🇹🇷 5:46 O peygamberlerin ardından, yanlarındaki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak Meryemoğlu İsa'yı gönderdik ve ona içinde hidayet ve nur olan, kendinden önceki Tevrat'ı tasdik eden ve Allah'dan korkanlar için bir hidayet rehberi ve bir öğüt olan İncil'i verdik.
hükmetsinlerAnd let judgesahipleri(the) Peopleİncil(of) the Injeelileby whatindirdiğihas revealedAllah'ınAllahondain itve kimAnd whoeverhükmetmezse(does) nothükmederjudgeilrby whatindirdiğihas revealedAllah'ınAllahiştethen thoseonlar[they] (are)fasıklardırthe defiantly disobedient
🇹🇷 5:47 İncil ehli de Allah'ın ona indirdikleriyle hükmetsinler. Kim, Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar fâsıkların ta kendileridir.
ve indirdikAnd We revealedsanato youKitabıthe Bookgerçeklein [the] truthdoğrulayıcıconfirmingbulunanwhatellerinde(was) beforeellerihis handsKitabıofKitapthe Bookve kollayıp koruyucu olarakand a guardianonuover itartık hükmetSo judgeonların aralarındabetween themileby whatindirdiğihas revealedAllah'ınAllahve uymaand (do) notuyarlarfollowonların keyiflerinetheir vain desiressana gelenwhensize geldihas come to yougerçek(ten ayrılıp)ofhakthe truthher biriniz içinFor eachbelirledikWe have madesizdenfor youbir şeri'ata lawve bir yoland a clear wayve eğerAnd ifisteseydi(had) willedAllahAllahhepinizi yapardıHe (would have) made youümmeta communitybir tekonefakat[and] butsizi sınamak istedito test youileinnewhatsize verdiğiHe (has) given youöyleyse koşunso racehayır işlerine(to) the goodAllah'adırToAllahAllahdönüşüyou will returnhepinizinallO size haber verecektirthen He will inform youşeyleriof whatolduğunuzyou wereondaconcerning itayrılığa düşmüşdiffering
🇹🇷 5:48 Sana da (ey Muhammed) geçmiş kitapları tasdik eden ve onları kollayıp koruyan Kitab (Kur'ân)ı hak ile indirdik. Onların aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet. Onların arzu ve heveslerine uyarak, sana gelen haktan sapma. Biz, herbiriniz için bir şeriat ve yol belirledik. Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı, fakat size verdiklerinde sizi denemek istedi. Öyleyse iyiliklere koşun. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O, ihtilafa düştüğünüz şeyleri size haber verir.
veAnd thathükmetyou judgearalarındabetween themileby whatindirdiği(has) revealedAllah'ınAllahuymaand (do) notuyarlarfollowonların keyiflerinetheir vain desiresve onlardan sakınand beware of themseni şaşırtmalarındanlestseni ayartırlarthey tempt you awaybir kısmındanfrombazısısomeşeylerin(of) whatindirdiğihas revealedAllah'ınAllahsanato youeğerAnd ifdönerlersethey turn awaybil kithen know thatşüphesizonlyistiyorintendsAllahAllahonları felakete uğratmaktoonlara isabet ederafflict thembazıfor somegünahları yüzünden(of) their sinsve şüphesizAnd indeedçoğumanyinsanlardanofinsanlarthe peopleyoldan çıkmışlardır(are) defiantly disobedient
🇹🇷 5:49 Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet. Onların keyiflerine uyma. Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni saptırmalarından sakın. Eğer Allah'ın hükmünden yüzçevirirlerse, bil ki Allah, bir kısım günahları sebebiyle onları musibete uğratmak istiyor. Muhakkak ki insanların çoğu yoldan çıkanlardır.
hükmünü mü?Is it then the judgmentcahiliyye(of the time of) ignorancearıyorlarthey seekkim olabilir?And who (is)daha güzelbetterAllahtanthanAllahAllahhüküm veren(in) judgmentbir toplum içinfor a peopleiyi bilen(who) firmly believe
🇹🇷 5:50 Yoksa cahiliyye hükmünü mü arıyorlar? kesinlikle bilen bir toplum için Allah'tan daha güzel hüküm veren kim olabilir?